>

OKULLARDAN YÜKSELEN SES; TENEFFÜS ZİLİ DEĞİL, SALGININ ALARM SESİDİR!

Eğitim- İş Elazığ Şube Başkanı Hüseyin Selçuk, koronavirüsün 3. dalga yükselişi içerisinde olduğumuzu öne sürdü. Başkan Selçuk; “Okullardan yükselen ses; teneffüs zili değil, salgının alarm sesidir” diyerek Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un özellikle eğitim camiasının aşılanması konusunda tepkisiz kaldığını iddia ederek, bu konuda Bakan Selçuk’a sitem etti.

OKULLARDAN YÜKSELEN SES; TENEFFÜS ZİLİ DEĞİL, SALGININ ALARM SESİDİR!
OKULLARDAN YÜKSELEN SES; TENEFFÜS ZİLİ DEĞİL, SALGININ ALARM SESİDİR! Admin

Eğitim- İş Elazığ Şube Başkanı Hüseyin Selçuk, pandemide 3. dalga yükselişine geçtiğimizi öne sürerek, eğitimcilerin pandeminin yoğun olduğu şu sıralardaki sıkıntılarına değindi. İşte Başkan Selçuk’un gazetemize özel yaptığı açıklamanın detayları…

“TEHLİKE ÇANLARININ ÇALDIĞI BİR DÖNEMDE YÜZ YÜZE EĞİTİM BAŞLATILARAK; ATEŞE KÖRÜKLE GİDİLMİŞTİR”

Başkan Selçuk; “Dünyaya bir kabus gibi çöken koronavirüs salgını; ülkemizde aşı tedarikindeki atıllık, aşılama programını düzgün yönetememe, risk gruplarını doğru tayin edememe, pandeminin tahribatına dair halka yalan söyleme ve kötü yönetilen ekonomiyi daha da batırmamak için kapanma kararı alamama gibi nedenlerle 3.dalga yükselişine geçmiştir. Hükümet, tehlike çanlarının böylesi sesli çaldığı bir dönemde pandemiyi zayıflatmak için kararlar almak bir yana dursun, aşılama sürecini tamamlamadan yüz yüze eğitimi başlatarak ateşe körükle gitmiştir” dedi.

“ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER, AŞILANACAK KATEGORİDE BİLE DEĞİL!”

Eğitim camiasının tam olarak aşılanmadığına dikkat çeken Başkan Selçuk; “Bilindiği üzere 24 şubatta aşı olurken poz veren Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmenlerin aşılanmasına dair de takvim açıklamıştır. Bakan Selçuk, aşılama süreci sayesinde yüz yüze eğitimde bir tehlike olmadığını, okulların da zaten yüz yüze eğitime hazır olduğunu söylemiş ancak süreç yine kendisini yalancı çıkarmıştır. Bakanın çıtını çıkarmadığı gerçekler var. Mesela; 15 şubatta köy okulları açılmış ve bu okullardaki öğretmenlerin aşılanmasının derhal başlatıldığı duyurulmuştur. Sendikamızın edindiği bilgilere göre, köy okulu öğretmenlerinin; birçoğu asgari ücretin dahi çok altında çalıştırılan ücretli öğretmenlerden oluşmakta olup, bu grup aşılanacak öğretmenler kategorisine dahi alınmamıştır” diyerek ücretli öğretmenlerin aşılanmadığını iddia etti.

“KÖY OKULLARININ İÇİ; AŞI YAPILMAMIŞ EĞİTİM ÇALIŞANLARI VE ÖĞRENCİLERLE DOLDURULDU”

Taşımalı eğitimin bu çağda bir utanç olduğunu kaydeden Selçuk; “Üstelik taşımalı eğitim utancının bu çağda sürdürülmesi nedeniyle, köy okulları dolmuş taşmış, sendikamız MEB’i bu konuda uyarsa da bir cevap alamamıştır. Köy okullarının hiçbir yoksulluk ve yoksunluğunu gidermeden, içini aşı yapılmamış eğitim çalışanları ve öğrencilerle dolduran zihniyet, bu kâbusla diğer okul türlerinde yaşatacaklarının adeta fragmanını izletmiştir” ifadelerini kullandı.

“MEB, EĞİTİM EMEKÇİLERİNİN CANINI HİÇE SAYMIŞTIR”

“Bakan Selçuk’un olurken poz verdiği aşılar, onun söylediğinin aksine eğitim çalışanlarına uğramamıştır” diyen Selçuk; “Resmi rakamlar bile 1 milyonu aşkın öğretmen varken, sadece 80 bininin aşılandığını ilan etmektedir. Üstelik bu rakamdaki 2.dozu tamamlanan öğretmen sayısının ne olduğu ise açıklanmamıştır. Ayrıca virüs sanki mesleki özelliklere göre bulaşıyormuşçasına okullarda bulunan öğretmenler dışındaki eğitim emekçilerinin aşı konusunda adı dahi geçmemiştir. Ortada kasıp kavuran bir salgın varken, eğitim emekçilerini aşılamadan yüz yüze eğitim kararı veren MEB, bu yolla hem eğitim emekçilerinin canını hiçe saymış, hem de öğrencilerin birbirlerine ve evlerine virüs taşıma ihtimalini görmezden gelerek toplum sağlığını tehlikeye atmıştır” dedi.

“MEB, SAĞLIK BAKANLIĞINA EĞİTİMCİLERİN RİSK GRUBUNDA OLDUĞUNU ANLATAMADI”
 
“MEB, eğitimcilerin risk grubunda olduğunu Sağlık Bakanlığı’na tam olarak anlatamadı” ifadelerini kullanarak sözlerine devam eden Selçuk; “Öğretmenlerimiz aşı randevularını kendileri almaya çalıştığında hala ‘Risk grubunda değilsiniz’ cevabı almaktadır. Belli ki MEB, her gün yüzlerce insanla odalara kapanan bu meslek grubunun risk altında olduğunu Sağlık Bakanlığı’na izah etmeyi bile becerememiştir” dedi.

“TEMİZLİK MATERYALLERİNİN MASRAFI EĞİTİMCİLERE VE VELİLERİN SIRTINA BİNDİRİLMİŞTİR”

Okulların pandemi koşullarında eğitime hazır olmadığını da öne süren Selçuk; “Temizlik materyallerinin masrafı yine velilerin ve öğretmenlerin sırtına bindirilmiş, çoğu okula sağlık personeli şöyle dursun,  temizlik personeli bile istihdam edilmemiştir” diyerek okullarda personel eksikliği yaşandığına da dikkat çekti.
 
“OKULLAR; SALGIN ZAMANINDA EN TEHLİKELİ YERLER HÂLİNE GELDİ”
 
“Herkes için en güvenli çatı olması gereken okullarımız, bu haliyle; hem eğitim emekçileri hem de öğrenciler için salgın zamanında en tehlikeli yerler haline gelmiştir” diyerek son derece çarpıcı bir iddiada bulunan Selçuk; “Her geçen gün ülkemizin en doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine vaka ve karantina haberleri gelmekte fakat uygulamada dahi birlik olmadığı anlaşılmaktadır” ifadelerini kullandı.

“AŞILAMA TAMAMLANINCAYA KADAR YÜZ YÜZE EĞİTİME ARA VERMEMEK; TOPLUM SAĞLIĞINA İHANETTİR ”

Aşılama tamamlanıncaya kadar yüz yüze eğitime ara vermemenin toplum sağlığına ihanet olduğunu aktaran Selçuk; “Eğitim-İş olarak MEB’e ve öznelerinin neredeyse hepsi hiçbir ülkede olmayan ‘devlet büyüğü’ kriteriyle aşılanan hükümete sesleniyoruz; ‘Vakalar yükselmektedir. Virüsün daha bulaşıcı olan varyantları hızla yayılmaktadır. Okullardan yükselen o ses teneffüs zili değil, salgının alarm sesidir. Bu sesi duyup, yüz yüze eğitimi aşılama tamamlandıktan sonraya ertelemezseniz, birçok cana kıymış, toplum sağlığına ihanet etmiş olacaksınız!’ Demekteyiz. Lütfen artık sesimiz duyulsun” diyerek gazetemiz Fırat’a da pandemi süresince birçok uyarıcı haber yaptığı için teşekkürlerini sunarak sözlerini noktaladı.

EĞİTİM İŞ ELAZIĞ ŞUBE EĞİTİM İŞ ELAZIĞ ŞUBE HÜSEYİN SELÇUK SALGIN OKUL TENEFFÜS ZİLİ ÖĞRETMEN AŞI
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Buse Naz Çakıroğlu ve Busenaz Sürmeneli finalde
Buse Naz Çakıroğlu ve Busenaz Sürmeneli finalde
Olimpiyat tarihimizde ilk madalya
Olimpiyat tarihimizde ilk madalya