ÜNİVERSİTE VE MEB’DE İDARİ GÖREVDE ÇALIŞANLARIN YÜZDE 81’İ YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA ÇALIŞIYOR

Eğitim-İş Ankara 3 No’lu Şube, 20 Aralık-20 Ocak tarihleri arasında 45 ilde, Milli Eğitim Bakanlığı ve bağlı kurumları ile üniversitelerde idari görevlerde bulunan eğitim çalışanlarına yönelik yaptığı araştırmanın sonuçlarını açıkladı.

ÜNİVERSİTE VE MEB’DE İDARİ GÖREVDE ÇALIŞANLARIN YÜZDE 81’İ YOKSULLUK SINIRININ  ALTINDA ÇALIŞIYOR
ÜNİVERSİTE VE MEB’DE İDARİ GÖREVDE ÇALIŞANLARIN YÜZDE 81’İ YOKSULLUK SINIRININ  ALTINDA ÇALIŞIYOR Admin

 

Buna göre, araştırmaya katılanların yüzde 80.56’sı, yoksulluk sınırı altında aylık gelire sahip. Katılımcıların yüzde 72.5’i, görevde yükselmenin liyakat esaslarına göre değil, kişisel ve siyasi referanslara göre yapıldığını düşünüyor; yüzde 57’si ise yılda en az bir kere bile tatil yapamıyor. Yüzde 32.1’i de kendisi ve ailesinin geçimini sağlamak için ek iş yapıyor. 

Eğitim-İş Ankara 3 No’lu Şube’nin yaptığı, aralarında memur, şef, hizmetli, sekreter, şoför ve teknisyenlerin de yer aldığı toplam 612 eğitim çalışanının katıldığı araştırmanın sonuçları, eğitim çalışanlarının bulunduğu şartları gözler önüne serdi. Araştırmadan öne çıkan bulgular şöyle:

- Yüzde 80.56’sı, yoksulluk sınırı altında aylık gelire sahip.

- Yüzde 81.20’si, görev tanımı olmadan, yüzde 55.9’u angarya işlerde çalıştırılıyor.

- Yüzde 72.5’i, görevde yükselmenin liyakat esaslarına göre değil, kişisel ve siyasi referanslara göre yapıldığını düşünüyor. 

- Yüzde 88.2’si, yaptığı iş karşısında aldığı ücretin yetersiz olduğunu düşünüyor. 

- Yüzde 93.5’i, maaşı ile gelirini sağlayıp birikim yapamıyor. 

- Yüzde 97.9’u, maaşının kendisi ve ailesi için iyi bir gelecek hazırlamaya yeterli olmadığını belirtiyor.

- Yüzde 88.1’i tatil için bütçe ayıramıyor.

- Yüzde 32.1’i ek iş yapıyor.

- Yüzde 97.7’si, 3600 ek göstergenin tüm eğitim çalışanlarına verilmesini istiyor.

- İş ile ilgili sorunlarda yüzde 35.2 ile liyakatsizlik, yüzde 25 ile ücret yetersizliği ve yüzde 16 ile mobbing başta geliyor.

‘ANGARYAYA SON VERİLMELİ’

Eğitim çalışanlarının insani yaşam koşullarını sağlayabileceği maaş artışının sağlanması gerektiği belirtilen raporda, “Çalışanların görev tanımları yazılı olarak belirlenip angaryaya son verilmeli. Tüm kurumlarda fazla çalışma ücreti ödenmeli ve fazla çalışma ücreti oranı artırılmalı” denildi. 

Milli Eğitim ve Üniversitelerin İdari Kadrolarında Çalışan Eğitim Çalışanlarının
Sorunları Araştırması
Araştırma Eğitim İş Ankara 3 No’lu Şube Yönetim Kurulu tarafından 20 Aralık 2020-20 Ocak 2021 tarihleri arasında 45 ilden 612 Eğitim Çalışanının(Memur, Şef, Hizmetli, VHKİ, Bilgisayar İşletmeni, Sekreter, Şoför, Teknisyen, Tekniker…) katılımı ile gerçekleştirilmiştir.
Araştırma sonuçları incelendiğinde araştırmaya katılan Eğitim Çalışanlarının;
• %80,56’sının Yoksulluk Sınırı altında aylık gelire sahip olduğu,
• %81,20’sinin görev tanımı olmadan çalıştırıldığı ve % 55,9’unun görevi dışında angarya işlerde çalıştırıldığı,
• %29,6’sının İşi ile ilgili görüşlerinin ciddiye alınmadığı, %43,1’inin ise görüşlerinin bazen ciddiye alındığı,
• %73,4’ünün kurumunda Performans Yönetim Sisteminin adil olarak uygulanmadığı,
• %51,8’inin amirleri için çalışanın memnuniyetinin önemli olmadığı,
• %48,9’unun amirlerinin mesleki gelişimine önem vermediğini,
• %32,7’sinin mesleği ile ilgili hiç hizmetiçi eğitim almadığı,
• %72,5’inin çalıştığı kurumda görevde yükselmenin liyakat esaslarına göre yapılmadığını düşündüğü yine %72,5’inin kurumunda görevde yükselmenin kişisel ve siyasi referanslara göre yapıldığını düşündüğü,
• %74’ünün kurumunda yapılan görevde yükselme sınavlarını tarafsız ve güvenilir bulmadığı,
• %83,4’ünün kurumunda ödüllendirme sisteminin adil olarak uygulanmadığını düşündüğü,
• %88,2’sinin yaptığı iş karşısında aldığı ücretin yetersi olduğunu düşündüğü,
• %93,5’inin maaşı ile gelirini sağlayıp birikim yapamadığı,
• %97,9’unun maaşının kendisi ve ailesi için iyi bir gelecek hazırlamaya yeterli olmadığı,
• %82,8’inin kurumunda mesai dışı zamanlarda yapılan çalışması karşılığında fazla çalışma ücreti ödenmediği,
• %97,2’sinin maaş zammının yeterli olmadığını düşündüğü,
• %97,2’sinin maaşlar için uygulanan vergi dilimini adil bulmadığı,
• %72,2’sine kurum dışında yapılan kurum işleri için yol ücreti ödenmediği,
• %88,2’sine işinin gereklerine uygun kıyafet yardımı yapılmadığı,
• %88,9’unun işine ulaşım için personel servisi bulunmadığı,
• %62,7’sine çalıştığı kurumda öğle yemeği verilmezken, %37’3’ünün ücretli veya indirimli ücretli olarak öğle yemeği verildiği,
• %87,1’inin öğrenci ve öğretmenlere uygulanan Toplu Ulaşım İndiriminden yararlanamadığı,
• %91,5’inin eğitim çalışanı olarak öğrenci ve öğretmenlere uygulanan Toplu Ulaşım İndiriminden yararlanmayı istediği,
• %88,7’sinin borçlu olduğu, -%47,4’ünün geçimini sağlamak için, -%35’8’inin ev alabilmek için borçlandığı,
• %88,1’inin tatil yapabilmek için bütçe ayıramadığı,
• %57’sinin yılda en az bir kere bile tatil yapamadığı, %28,3’ünün borçlanarak yılda en az bir kere tatil yapabildiği, &14,7’sinin ise kendi bütçesi ile tatil yapabildiği,
• %49,8’inin kendisi ve ailesinin geçimini sağlamak için ek iş yapmak zorunda olduğunu düşündüğü, %32,1’inin ek iş yaptığı,
• %97,7’sinin 3600 Ek Göstergenin tüm eğitim çalışanlarına verilmesi gerektiğini düşündüğü,
• %92,1’inin 2021 yılı sonuna kadar 3600 Ek Göstergenin verileceğini düşünmediği,
• İşiyle ilgili sorunlarda %35,2’sinin Liyakatsizlik, %25’inin Ücret Yetersizliği ve %16’sının ise Mobbing olarak ifade ettiği,
Sonuçlarına ulaşılmıştır.
Araştırmanın sonuçlarını değerlendirdiğimizde, Eğitimin kesintisiz olarak sürdürülebilmesi için neredeyse gece gündüz çalışan idari kadrolarda görev yapan eğitim çalışanlarının da yoksulluk sınır altında gelirle yaşamını sürdürmeye çalıştıkları ortadadır. İnsani yaşam için yeterli olmayan düşük gelir yanında çalışma ortamında adil olmayan yönetim anlayışı, liyakate bağlı olmayan görevde yükselme koşulları, angarya ve mobbing sorunlarını da yaşadıkları görülmektedir.
Her şeyden önce hükümet tarafından Eğitim Çalışanlarının insani yaşam koşullarını sağlayabileceği, yoksulluk sınırının üstünde gelir elde edebileceği maaş artışı sağlanmalıdır.
Milli Eğitim Bakanlığı ve Üniversiteler tarafından;
1- Adil ve uygulanabilir görevde yükselme sistemi oluşturmalıdır,
2- Ödüllendirme sisteminin adil olarak uygulanması sağlanmalıdır,
3- Çalışanların görev tanımları yazılı olarak belirlenip angarya’ya son verilmelidir.
4- Çalışanların mesleki gelişimi için hizmetiçi eğitimler artırılmalıdır,
5- Her birimde farklı uygulanan personel servisi ve öğle yemeği uygulaması tüm birimlerde çalışanlara eşit ve adil uygulanmalıdır. Bakanlık Merkez teşkilatında eğitim çalışanlarına personel servisi, aylık toplu ulaşım kartı temini ve öğle yemeği imkanı sunulurken taşra teşkilatındaki eğitim çalışanlarına bu imkanların sağlanmadığı bilinmektedir. Taşra teşkilatı eğitim çalışanlarına bu imkanları dengeleyecek ücret desteği sağlanmalı, toplu ulaşım indiriminden yararlanmaları için yasal düzenleme yapılmalıdır.
6- Eğitim çalışanlarının ve amirlerin eğitimi yanında hukuki düzenlemeler ile mobbing önlenmelidir.
7- 3600 Ek Gösterge verileceği sözü tutulmalı ve tüm eğitim çalışanlarına 3600 Ek Gösterge verilmelidir.
8- Okullar başta olmak üzere tüm kurumlarda kurum dışı ulaşım gerektiren görevlerde çalışana yol ücreti ödenmelidir.
9- Tüm kurumlarda fazla çalışma ücreti ödenmeli ve fazla çalışma ücreti oranı artırılmalıdır.
10- Eğitim çalışanlarının saygınlığını ve iş huzurunu artıracak çalışmalar ve yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Eğitim İş Ankara 3 Nolu Şube Yönetim Kurulu

ARAŞTIRMA SONUÇLARI İÇİN TIKLAYINIZ

EĞİTİM İŞ ANKARA ŞUBE EĞİTİM İŞ ANKARA 3 NOLU ŞUBE DOĞAN TAŞDELEN
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
SALGIN GÜNLERİNDE KÖY ENSTİTÜSÜ MODELİ UMUT OLDU
SALGIN GÜNLERİNDE KÖY ENSTİTÜSÜ MODELİ UMUT OLDU
KÖY ENSTİTÜLERİ’NİN 81. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ KUTLUYORUZ
KÖY ENSTİTÜLERİ’NİN 81. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ KUTLUYORUZ