Okullar açık kalsın ama...

Bazı okullarda öğrenci ve öğretmenlerin koronavirüse yakalandığını söyleyen Güler, okulların açık tutulmasını ancak pandemi sürecinde başka önlemlerin alınması gerektiğini söyledi.

Okullar açık kalsın ama...
Okullar açık kalsın ama... Admin

Oda tv'de yer alan habere göre,

Eğitim-İş Sendikası Ankara 2 No’lu Şube Başkanı Mehmet Ali Güler, yaptığı “Okullar açık kalsın ama hangi şartlarda?” başlıklı açıklamayla, eğitim-öğrenim faaliyetlerini nasıl devam etmesi gerektiğini anlattı.

Güler açıklamasında, okulların hepsinde gerekli önlemlerin alınamadığını bu durumun velilere ek maddi yük oluşturduğunu kaydetti.

Bazı okullarda öğrenci ve öğretmenlerin koronavirüse yakalandığını söyleyen Güler, okulların açık tutulmasını ancak pandemi sürecinde başka önlemlerin alınması gerektiğini söyledi.

“EĞİTİM ALANI BİR SORUN OLMAKTAN ÇIKMIŞ BİR KRİZE DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞTÜR”

Eğitim-İş Sendikası Ankara 2 No’lu Şube Başkanı Mehmet Ali Güler’in açıklaması şöyle:

“Bilindiği üzere Eğitim-İş Sendikası olarak gerek okullar açılmadan Ağustos ayı içerisinde, gerekse okulların kademeli olarak açılması kararı öncesinde tereddütlerimizi dile getirmiş, 18 milyonu aşkın öğrenci ve 1 milyon eğitim emekçisinin içinde bulunduğu bir nüfusun sağlığı açısından önerilerimizi de sıralamıştık.

 

Ancak görüyoruz ki alınması gereken tedbirler bir yana, sürecin ağırlaşan koşullarında dahi belirsizlikler ve tedbirsizlikler devam etmektedir. Eğitim-İş Sendikası olarak altını çizmek isteriz ki Bilim Kurulu’nun, devlet okullarının fiziki koşulları, öğrenci sayısı, okullarda hijyeni sağlayacak yardımcı personel ve finansal yeterlilikler ile ilgili istatistik üzerinden vereceği gerçekçi bir karar önceliğimizdir.

Eğitimde en etkili öğrenme yöntemi yüz yüze eğitimdir. Ancak on milyonlarca öğrenci ve öğretmenin hayatı söz konusu olduğunda yapılacak en doğru uygulama, insan hayatı ve sağlığın ön planda tutulduğu uygulamalar olmalıdır. Bu bağlamda salgın yönetiminde kurumlar arası işbirliğinin büyük bir rolünün olduğunun altını çizerek, Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının okul sağlığı alanında salgının başından itibaren koordinasyon içinde hareket etmesinin önemini Sendika olarak vurgulamıştık. Okullarımızda devam eden yüz yüze eğitim ve öğretim faaliyetlerine katılan öğretmen, öğrenci ve eğitim çalışanlarına, bulaşın yayılımına karşı tedbir olacağından,düzenli olarak Covid 19 test taraması yapmasının elzem olduğunu dahatırlatmak isteriz.

İçinde bulunduğumuz pandemi döneminde eğitimin durumuna baktığımızda ise eğitim alanı bir sorun olmaktan çıkmış bir krize dönüştürülmüştür diyebiliriz.

Bunu şöyle açabiliriz: Okullarda her türlü önlemin alınması ve hijyenin sağlanması konusu sürekli dile gelen ancak sadece sözde kalan bir husustur. Bakanlığın bu konuda tüm okullara gerekli temizlik ve dezenfekte ürünlerini göndermesi ve gerekli personeli sağlaması gerekir iken her okul kendi imkanları ile baş başa bırakılmış, maddi imkansızlıklar nedeni ile kalitesiz ve etkisiz temizlik maddeleri alımları yapılmış, finansman için velilerden para toplama yollarına gidilmiştir.

“ÖRTÜK BİÇİMDE EĞİTİMİN TİCARİLEŞTİRİLMESİNE DEVAM EDİLDİ”

Konuyu örneklendirecek olursak; Yakın zamanda Şubemiz sınırları içinde bulunan Altındağ ilçemize bağlı bir okulumuzda idareci ve öğretmenlerde pozitif vakalar görülmüştür. Karantina süreçleri devam etmektedir. Bu örnekler hem Ankara’nın diğer ilçelerinde hem de ülkemizin her yanında birçok okulda da görülmektedir.

Bu baştan savma uygulamalar bize, parasız ve nitelikli eğitimi ve devlet okullarını güçsüzleştirici politikaların ısrarla sürdürüldüğünü göstermektedir. Aynı zamanda bütçeden eğitime ayrılan payın yetersizliğinden dolayı, ailelerin eğitime katkısı arttırılmış, yani örtük biçimde eğitimin ticarileştirilmesine devam edilmiş, kamusal eğitimin önüne bir kez daha set çekilmiştir.

Yukarıda dile getirdiğimiz bağlamda; içinde bulunduğumuz korona günlerinde, okullardaki okul sağlığı uygulamalarında, kamu okullarında da velilerin gelir düzeyi yüz yüze eğitimin kalitesini etkilemektedir. Özellikle yoksul mahallelerin çocukları kaderlerine terk edilmektedir.  Dolayısıyla özel okullar ile devlet okullarının yanı sıra devlet okullarının da arasında “eğitimde eşitlik ilkesi” yok sayılmakta ve eğitim hakkı rafa kaldırılmaktadır. Genel anlamda ise “Eğitim Birliği’nin” (Tavhid-i tedrisat) salgın süreci bahane edilerek kesintiye uğratıldığı aşikâr olmuştur demek gerekir.

“HİZMETTEN YARARLANILMASINI SAĞLAMAK KONUSUNDA DA SORUMLULUK TAŞIMAKTADIR”

Bilim kurulu üyelerinin son yaptığı açıklamalarda salgın nedeni ile okulların kapatılmasının hiçbir ülkede uygulanmadığı söylenmektedir. Bir eğitim sendikası olarak elbette ki bizler de okulların kapanmamasını ve yüz yüze eğitim olmasını isteriz. Peki, okulların açık olduğu örnek gösterilen ülkelerde gerek okullarda gerekse eğitim sosyal ve ekonomik anlamda alınan tedbirler bizim ülkemizde ne kadar alınıyor?

Pandemi koşullarında da olsa, temel eğitim hizmeti, velilerin ya da çocukların istedikleri takdirde yararlanacakları bir olanak olmanın ötesinde yasal bir zorunluluktur. Dolayısıyla yetkililer hizmeti sunmak kadar, hizmetten yararlanılmasını sağlamak konusunda da sorumluluk taşımaktadır.

Okulların açık olduğu örnek gösterilen birçok ülkede restoranlar, kafeteryalar, spor salonları, eğlence yerleri tamamen kapatılmış durumda. Mağazalardan sadece temel ihtiyaç satışı yapanlar açık tutuluyor. Farklı hanelerden bireylerin çok zorunlu olmadıkça ev ortamında dahi bir araya gelmeleri yasak. Bazı restoranlar sadece paket servis olarak hizmet veriyor. Çalışanların işe gidiş-geliş saatleri ile okula gidiş/dönüş saatleri çakıştırılmıyor. Okulların açık olmasını diğer ülkelerden örnek alırken bu tedbirlerin örnek alınmaması, hatta dile dahi getirilmemesi son derece düşündürücüdür.

ÖNERİLERİNİ SIRALADI

Ayrıca söz konusu ülkelerde sadece temel eğitim kapsamında olan okullar değil üniversiteler de açıktır. Ülkemizde ise uygulamalı eğitimler dışında üniversitelerde yüz yüze eğitime geçilememiştir.

Sağlıklı koşullar ön planda tutularak yüz yüze eğitim yapılması gerçek manada isteniyor ise tüm okullara, üniversitelerde dâhil olmak üzere, gerekli personel ve malzeme desteği bakanlık tarafından sağlanmalı, umuma açık olan ancak öncelik arz etmeyen tüm işletmeler kısmen, gerekirse tamamen kapatılmalı, toplu taşımlarda öğrencilere yönelik yeni güzergâhlar belirlenerek sefer sayıları artırılmalı ve okulların fiziki imkânları göz önünde tutularak gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Ancak bu koşullar sağlanırsa yüz yüze eğitimde verim ve niteliğe ulaşılır.Aksi halde vakaların artışının önüne geçilemeyeceğini tahmin etmek güç değildir.

Covid 19’ a yakalanan çoğu öğretmen okulda yüz yüze eğitim veremediği gibi, uzaktan da eğitim verememektedir. Keza aynı durumda olan çoğu öğrencide ne yüz yüze ne de uzaktan eğitime katılamamaktadır. Böyle bir durum ise  “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak”  misali bırakın yüz yüze eğitimi,uzaktan eğitimi dahi çok büyük biçimde kesintiye uğratacaktır.

Eğitim-İş Sendikası olarak önceliğimiz olan eğitim alanında sadece sorunları dile getirmek değil, çözüm yolları ve öneriler de üreterek sağlıklı ortamlarda yüz yüze eğitim isteğimizi belirtmek isteriz. Diğer yandan konunun takipçisi olacağımızı vurgulayarak, sözünü ettiğimiz tedbirsizliklerden dolayı eğitim emekçisinin ve öğrencilerimizin hak ve can kaybına uğramasına göz yumulmasına asla ve asla tahammül göstermeyeceğimizi dile getiriyoruz ve yetkilileri tedbir almaya çağırıyoruz."

Odatv.com

EĞİTİM İŞ ANKARA 2 NOLU ŞUBE BAŞKAN MEHMET ALİ GÜLER
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İbrahim Demir 'Kadına Siyasette ve Yönetim Kademelerinde Eşit Temsil Sağlanmalıdır'
İbrahim Demir 'Kadına Siyasette ve Yönetim Kademelerinde Eşit Temsil Sağlanmalıdır'
ENGEL OLMAZSAK ENGEL KALMAZ
ENGEL OLMAZSAK ENGEL KALMAZ