Ekmek Karnesi!
Ebru Subaşı Sungar

Ekmek Karnesi!

                                                                

       Karneyle ekmek dağıtılan günleri görmedik demeyeceğiz.

       O günün şartlarını, yokluğunu, yoksunluğunu bu günle karşılaştıran zihniyet, geçmişini yargılarken bugünün şartlarında öğretmenini aç bırakacak ve karneye göre ekmek verecek...

      Öğretmene ‘’performansa göre ücret demek’’ aslında ‘’karneye göre ekmek’’ demek yerinde olmaz mı?

      Dünyanın her yerinde en değerli, en saygı değer mesleğin ölçütü karne mi olacak?

      Kim, kimler hangi kritere, hangi özelliğe göre öğretmene karne notu verecek?

      Karne notu için öğretmen sınava mı tabi tutulacak?

      Yoksa karne bir tehdit aracı mı olacak?

      1739 sayılı Türk Milli Eğitim Temel Kanununa göre devletin eğitim ve öğretimle ilgili tüm hizmetlerini üzerine alan bu özel ihtisas mesleğinin karşılığı karne mi olacak?

      Ülkemizin teminatı çocuklarımızın geleceğine yön veren son derece stratejik meslek ancak bu kadar itibarsızlaştırılabilirdi…

       Kutsal bir meslek olan öğretmenliğin, kimilerinin kutsalı olmadığı ise giderek netleşiyor… Kutsalı olan öğretmenine inancı kalmamış, milli değerlerinden yoksun bir bakanlığın uygulamaları ne yazık ki öğretmenlerin yüreğindeki ateşi söndüremedikçe artmıştır.

        Siyasi otorite öğretmenini uzman, ücretli, sözleşmeli, kadrolu gibi sınıflara ayırarak baskı gücünü artırmış, ekonomik yoksunlukla, itibarsızlaştırmış, yandaş bir güruh yaratarak ötekileştirmiş, yaptığı her türlü uygulamada kutuplaştırmıştır. Bunlar yetmiyormuş gibi kendi öğretmenini denetleme/baskı aracı olarak şikayet etme hattı kurup, velileri amir durumuna getirmiştir. Her defasında ‘’değiştirin şu 657’yi’’ tehdidini kullanarak öğretmene hazır ol çekmesine, ayrıştırıcı uygulamalarına, ekonomik ve sosyal hak kayıplarına, Alo 147’ye, kadro iktidarına rağmen mesleğinin ve yüreğinin gücüne inanmış, mirası akıl olan eğitimciler şartlar ne olursa olsun özveriyle mesleğinin gereğini yerine getirmişlerdir.

       Artık öğretmenlik mesleği aynı zamanda bir direnç mesleği sıfatı da kazanmıştır. Sayelerinde…

       Öğretmenin niteliğini artırmak, sosyal ve ekonomik refahını sağlamakla ilgili görevi olan bakanlığın karne vererek, bu sorumluluğunu tehdide dönüştürmesini;

       Ne bu kutsal görevin sahipleri, ne de bu ülkenin çocukları hak etmiştir.

       Bizim çocuklarımıza dağıttığımız karne bir umuttur. Mutsuzluk değil. Şimdi öğrencilerimizin, velilerin, çalışanların da alet edilerek bizlere verilecek karne tehdit aracından başka bir şey değildir.

       Karneye göre ücret sistemi; geçmişte eleştirilen karnen kadar ekmek uygulamasının günümüzdeki dayatması değil midir?.

       Bu güne kadar yapılan uygulamalarda aday öğretmenlerin atanmasından, öğretmen atama ve yer değişikliklerine, görevlendirmelere, yönetici atamalarına kadar yanlı uygulamaların yapıldığını, liyakatin olmadığını defalarca gördük. Şimdi öğretmenlere verilecek karnede kimlerin iyi, kimlerin kötü, kimlerin de yıldızlı pekiyi ile geçeceği de malum…

       Tarihin hiçbir döneminde bu günkü kadar itibarsızlaştırılmamıştır onur mesleği…

       Mesleğimizden aldığımız güç ve inançla haklı ve doğru bir zeminde insanca yaşam mücadelesi verirken, birilerinin bizi yok sayarak, varlık nedeni olmalarını kabul etmemiz mümkün değildir.           

      Türkiye’nin geleceği çocuklar, çocukların umudu öğretmenleridir.

                                                                                                                                     Ebru SUNGAR

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mahkemeden binlerce öğretmeni ilgilendiren 'eş durumu' kararı
Mahkemeden binlerce öğretmeni ilgilendiren 'eş durumu' kararı
DEVRİMCİ RUHU YAŞIYOR, DEVRİMLERİ AYDINLATIYOR!
DEVRİMCİ RUHU YAŞIYOR, DEVRİMLERİ AYDINLATIYOR!
yalova escort balıkesir escort afyon escort tekirdağ escort
çorlu escort
çeşme escort
kemer escort
çorlu escort