Sibel Doğan İttihatçılar
İttihatçılar
Sibel Doğan

İttihatçılar

İttihat ve terakki, Osmanlı'da Türkiye Cumhuriyeti`nin başlangıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti kuruluşunu İttihat ve terakki cemiyetine değinmeden anlatamayız. Osmanlı Devleti’nde aydınlanma güneşi oldular. Milliyetçi ve Cumhuriyetçi fikirleri Türkiye'nin rejimini belirledi. Bu fikir yeni kurulacak Devletin temel taşları olmuştur. İlk etapta temel fikir yeni devlet kurmak değildi Osmanlı'yı milli ve meclisli halk egemenliğine dayalı bir devlete dönüştürmekti. Osmanlı'nın yaşadığı süre içinde bu mümkün olmadı. Padişah ve Meclis arasında İktidar mücadeleleri vardı. Mustafa Kemal'le birlikte yeni devlet düşüncesi oluştu. Fikirleri Türkiye'nin oluşumuna yol açsa da bugün Türkiye'de İttihatçılar kötü anılmaktadır. Bu duruma ülkeyi I. Dünya savaşına sokmaları ve savaş sonunda yenilince ülkeyi terk etmeleri etkili olmuştur.

 

İttihat ve terakki genel olarak genç nesil üzerinde etkili olmuştur. Hepsi genç ayrıca tecrübesizdir. Deneyimli devlet adamları ise İttihatçılara hoş bakmayıp onları, İttihatçıları, çoluk çocuk olarak nitelendiriyorlardı. İttihatçılar iktidarı ele geçirse bile geri planda duruyorlar, yönetimi deneyimli devlet adamlarına bırakıyorlardı. Bu yüzden de güçlü olmalarına rağmen yönetimde etkin olamıyor geleneksel yönetimin devam etmesine izleyici kalıyorlardı. İktidarı ele geçirme, yönetimde söz sahibi olma cesaretini gösterdiler ama tecrübesizlik onlara felaket üstüne felaket getirdi. Vatan uğruna feda edemeyecekleri şey yoktu. Buna rağmen başarısızlıkları yüzünden vatan haini gibi lanse edildiler.

 

 

Enver ve genç subaylar savaş yanlısı tutum takındılar. Bu tutumlarında gençlik enerjileri, idealist olmaları ve vatana tutkuları etkilidir. Ancak yaşlı subayların savaş karşıtı tutumlarını korkaklık, cesaretsizlik olarak yorumluyorlardı. Enver günlüklerinde üstlerinin ona dur demesinden şikâyet etmektedir. Komutanların Osmanlı koşullarını bilmelerini, tecrübelerini göz önünde bulundurmuyorlardı. Nitekim savaşa girdiler ve onların cesurane davranışları aynı zamanda coğrafi koşulları, ülkenin savaşa hazır bulunurluğu, yeme içme, yol, hayvan, erzak, doktor, ilaç vb. ihtiyaçların yeterliliğini hesaplamamaları yenilgilere, hayal kırıklıklarına yol açtı.

 

Kafkas, kanal ve Irak cephelerinde Almanlar için amaç zafer kazanmak değildir. Osmanlı'dan bekledikleri tek şey Rusları, İngilizleri, Fransızları oyalamaları, İtilaf devletlerinin savaş güçlerini bölerek kendi cephelerinde savaş yüklerinin hafifletilmesidir. Bu nedenle Osmanlı topraklarında gerçekleşen savaşlarda saldırı planlarında ordunun durumu, ihtiyaçları konusunda hesap yapmamışlardır. Türk askerlerini yokluklar, imkânsızlıklar içinde savaşa sürmüşlerdir. Osmanlı askeri yöneticileri ise taarruz planlarında hayalden öteye gidememiş, gözlerine perde inmiş, Alman komutanların savaşa teşvik eden tavırlarından cesaret alarak savaşa girmişlerdir.

 

 Niyete bakarsak İttihatçılara kahraman, sonuca bakarsak Ülkenin mahvına yol açan olduklarını söyleyebiliriz. İttihatçılar, halkın yönetimde etkili olmasını, kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmasını savunan, okuyan, Türk ve Dünya edebiyatını yakından takip eden, bir çocuk ağladığında dünyası kararacak kadar hassas, heyecanlı, cesur, dinamik...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İşsizlik rakamları açıklandı
İşsizlik rakamları açıklandı
Öğretmene istemediği halde seçim görevi verilmesi
Öğretmene istemediği halde seçim görevi verilmesi