Sibel Doğan İttihat ve Terakki
İttihat ve Terakki
Sibel Doğan

İttihat ve Terakki

İttihat ve Terakki Cemiyeti ‘’Bu memleket nasıl kurtulur? ’sorusuna cevap arayan konuşmalar sonucu kurulmuştur. Mektebi Tıbbiyeyi Askeriyede bir teneffüs saati bir araya gelen arkadaşlar kurmuştur. Bunlar İbrahim Temo, Abdullah Cevdet, İshak Sükûti ve Mehmet Reşit’tir. Temel konu askıya alınmış olan Kanuni Esasiyi yürürlüğe koymaktı.

Sonraları İttihat ve Terakki büyüdü, çünkü:

1-Ülke dağılma tehlikesi altındaydı ve ülkenin durumu ilgilenen herkes bu konuya cevap aramaya çalışmıştı. Bu cevap arayışları İttihatçıların temel sorunuydu.

2-Baskılar vardı ve toplum bunalmıştı. Bir arayış vardı. Muhalefetin tek ismi İttihat ve Terakkiydi.

3-İttihatçılığın ideolojisi, II. Abdülhamit’e muhalif olan herkesi kapsıyordu.

 

İttihatçılık bir anlamda yönetimle ilgilenme, çözüm arayışı, vatanseverlik, vatanın kurtuluşu anlamına geliyordu. Onlar doğrudan saltanatı hedef almadılar. Meşrutiyeti savundular. Meşrutiyetin ilanı dışında saltanatla bir sorunları olmadı.

 

Osmanlı Devleti’nde demokrasi ülkenin olağanüstü koşulları yaşadığı bir dönemde geldi. Ülke bir taraftan demokrasiyi tanımaya çalışıyor diğer taraftan toprak kayıplarına önlem arıyor ya da toprak kayıplarını sindirmeye çalışıyordu. Ülke sorunları büyük oranda tıbbiyeli, Mülkiyeli, Harbiyeli subayları ilgilendiriyordu. Bu konulara çözüm bulmak halkın gündeminde değildi. Osmanlı’da demokrasinin, halk egemenliğinin uygulanmasını sağlayan aynı zamanda toprak kayıplarını önleyen, kaybedilen toprakları geri alan ya da almaya çalışan gene ittihatçı subaylardı.

 

İttihatçılar sağlam ve köklü kararlar alsa da yaptıkları, birilerinin çıkarlarına ters düşüyor ve muhalefetle karşılaşıyorlardı. Her zaman olduğu gibi cehaletin klasik suçlamasıyla savaşmak zorunda kalıyorlardı.

 

Sürekli cephede olmaları, genç ve tecrübesiz olmaları nedenleriyle yönetim üzerinde etkili olsalar da yönetime hâkim ve başarılı olamadılar. İttihatçılar muhalefette kalmak istediler. İktidarı tahmin etmediler ama o kadar güçlendiler ki kendilerini iktidarda buldular. Askerlik konusundaki yeterlilikleri tartışma konusu bile olamaz. İyi yetişmiş, sorumluluk sahibi askerlerdi.

Osmanlı hükümetinin aldığı kararlar İttihatçılara tersti. Onlar kendilerini batı karşısında kendilerini aciz, güçsüz ve yeteneksiz hissetmiyorlardı. Devletin batı karşısında her şeye boyun eğen pasif tavrından hoşlanmıyorlardı.

 

Örgüt üyeleri genelde Mason localarına üye oldular. Ama gerçekten mason olduklarından değil. II. Abdülhamit’in jurnallerinin giremediği tek yer mason locaları olduğundan.

 

İttihat ve Terakki Babı Ali Baskınına kadar yönetime karışmamış, bir baskı unsuru olmuştur.

İttihat ve Terakkinin doğrudan hâkimiyeti Sait Halim Paşa’nın kabinenin başına geçmesiyle oldu ve I. Dünya Savaşına kadar sürdü.

İttihat ve Terakki Partisi, 1918 Kasımında kendini feshetti. Savaştan yenik çıktığı için ülkede İttihatçı düşmanlığı başladı.

 

 

Kaynaklar

Ortaylı, İlber, Erdinç,Erol Şadi. İttihat ve Terakki. İnkılap yayınevi.2016.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İşsizlik rakamları açıklandı
İşsizlik rakamları açıklandı
Öğretmene istemediği halde seçim görevi verilmesi
Öğretmene istemediği halde seçim görevi verilmesi