Aladağ’da Yandık !
Ebru Subaşı Sungar

Aladağ’da Yandık !

         Bu ülkede yaşayan herkes! Farkında mısınız? İnanç ve siyasi görüşlere kurban ediliyor çocuklarımız…

         Aç, yoksul, eğitim hakkından mahrum derken; yaşama hakkı bile yok ediliyor.

         Çocuklarımız ölüyor!

         Artık bunun farkına varın.

         Masum rüyalarında karatılıyor geleceği.

         Gece uykularında ölümle yüz yüze bırakılıyor.

         Adı çocuk, kendi şehit evlatlara yürek dayanmıyor!

         Karanlığa ve ölüme terk etmeyelim,

         Mutlu çocukların kahkahası yankılansın artık ülkemde.

         Acıyla yanan küçük bedenlerin çığlıkları değil!

         Toprağa yavrularını veren anaların, babaların feryadı değil!

         Sonu gelmez ‘’artık’’ların tükendiği,  rahmet  dilemekten öteye gitmeyen sorumlulara ’’dur’’ denilemediği, çaresiz bir yok oluşa sürüklenmenin en ağır bedelini, bir kez daha Aladağ’da ödedik.

         Şehirden kırsala, ovalardan dağlara gittikçe yaşamın adil olmadığını ve fırsat eşitsizliğinin çocuk hayatlarda nasıl yitirildiğini görüyor insan…

         Ülkenin en masumlarını sorgusuz sualsiz itaat etmeye koşullandırmış bir sistemde, ihmali göz ardı ederek kaderci yaklaşmak ne kadar vahim…

         Eğitim hakkı için ailesinden yoksun çocukların korunma, barınma ve beslenme sorumluluğunu almayanlar, Aladağ yangınını körüklemiştir.

         Oysa, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi’nde;

        -Her çocuğun yaşama hakkı vardır.  

        -Çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için devlet azami çaba göstermelidir.

        -Çocukların bakımı ve korunmasından sorumlu kurumların hizmet ve faaliyetlerinin özellikle güvenlik, sağlık, personel sayısı ve uygunluğu ve yönetim yeterliliği açısından yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt eder.

         Türkiye bu sözleşmeyi 1990 da imzalamıştır. 10 Aralık 1994’de TBMM tarafından kabul edilmiş ve bakanlar kurulu kararıyla sözleşmeye taraf devlet olmuştur.

         Ancak Birinci Dünya Savaşı sonunda çocukların korunması öncelik alınarak 1923 yılında ‘’Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi’’ yayınlanmıştır. Bu bildirgeyle çocukların ‘’yaşama, gelişme, beslenme, yardım görme ve istismardan korunma’’ hakları güvence altına alınmıştır. Birleşmiş Milletler, Çocuk Hakları Bildirgesi’ni yayınlarken Cenevre Bildirgesi’ni temel almıştır. O gün 1930’larda çocuğun yaşam ve korunma hakkını güvence altına alan ‘’Cenevre Bildirgesi’’ ne Türkiye adına imzayı atan, çocuğu siyasetin üstünde tutan lider, Mustafa Kemal Atatürk’tür.

         Bu gün 2017 Türkiye’sinde ise çocuğun en temel hakkı yok ediliyor…

         Yine o günlerde kırsaldan başlayan, dağ köylerine ışık olan Köy Enstitüleri’nde yaşam buluyor çocuklarımız. Her bilgi yaşamla ilişkilendiriliyor. Eşit bir sistem içerisinde birey kabul ediliyor çocuklar. Hiç biri istismara uğramadı, hiç biri yangın felaketine kurban edilmedi. Her biri hala ışık tutuyor bu günümüze.

         Su yollarının Akdeniz’e indiği Aladağ yangını ülkeyi sardı. Ne yazık ki; bu günün ileri Türkiye’sinde acımız da büyük, cehaletimiz de…

                                                                          

                                                                                                                           Ebru SUNGAR

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mahkemeden binlerce öğretmeni ilgilendiren 'eş durumu' kararı
Mahkemeden binlerce öğretmeni ilgilendiren 'eş durumu' kararı
DEVRİMCİ RUHU YAŞIYOR, DEVRİMLERİ AYDINLATIYOR!
DEVRİMCİ RUHU YAŞIYOR, DEVRİMLERİ AYDINLATIYOR!
yalova escort balıkesir escort afyon escort tekirdağ escort
çorlu escort
çeşme escort
kemer escort
çorlu escort