Mustafa SOLAK Mustafa Mutlu’nun “İkisinden de Hesap Sorulsun” Söylemi
Mustafa Mutlu’nun “İkisinden de Hesap Sorulsun” Söylemi
Mustafa SOLAK

Mustafa Mutlu’nun “İkisinden de Hesap Sorulsun” Söylemi

         Gazeteci Mustafa Mutlu'nun aşağıdaki söylemini ülkemiz solcusunun ruh haline işaret etmesi bakımından ele almak istiyorum. Diyor ki:

          “Düne kadar bu ülkeyi ‘birlikte’ bataklığa sürükleyenler bugün kavga ediyor diye; onlardan birinin koluna girmem, giremem. Bizi sürükledikleri o bataklığın hesabının, ikisinden de sorulmasını isterim."

            1.si Mutlu ve böyle düşünenler emperyalizmi görmüyor. Mesele iktidar ve cemaat arasına sıkıştırılıyor. Cemaatin emperyalizm destekli olduğunu, Suriye'nin kuzeyinden yönelen tehditleri, Rusya ve Suriye ile ilişkilerde makas değişikliğini ve AB, ABD’nin buna canının sıkılmasını görmüyor. 50 yıl sinsi bir şekilde örgütlenen ve en sonunda halkın canına kasteden bir emperyalizm örgütlenmesinin üzerine gidilmesinin emperyalizmi gerilettiği görülmüyor.

           2.si bilimi yani olguları atlayıp püri pak gelişme isteniyor. Bir kısmını sıraladık. Diğer kısmı da TSK kararnamesi ile ordunun emir-komuta zincirinin bozulması, 111 kurumun satılmaya çalışılması. Bu yönüyle hükümet emperyalizme ve piyonlarına ülkeyi savunmasız bırakıyor. Bu bir çelişki. Ama baş çelişkiyi ya da ana eğilimi görelim. Ne kadar emperyalizme yanaşılsa da ülkemiz NATO’dan uzaklaşmanın sancılarını yaşıyor ve bu iktidarın boyunu aşan bir şey. Onun için hemen “ama iktidar böyle yapıyor” deyip iktidarın hatalarını görmediğimizi belirtmeyin.

            Bir yandan emperyalizmle zıtlık yaşarken diğer yandan emperyalizmin istediği noktaya geliniyor kararnameyle. Maddeye bakıp indeki gelişmeleri 8zıtlıkların birada bulunmasını) anlamıyorlar. “Materyalistiz” derler ama olguları (maddeleri) yeterince analiz etmeyip olguları seçmeci alıp olumsuzluğa, özellikle iktidarın niyetlerine vurgu yapıyorlar.

            Dahası “iktidar diktatörlüğünü inşa ediyor” demekle yetindiğinizde emperyalizmi yeterince görmezsiniz, enerjinizi tümüyle hükümete hasredersiniz ve bu arada iktidar nefreti emperyalizmin planlarının gözünüze şirin gözükmesine neden olur.

           Mustafa Mutlu da darbe gecesi, emperyalizmle ülkemiz arasındaki yukarıda belirttiğimiz makas değişikliklerini (zıtlıkları) görmediği için darbeyle iktidarın gidici olmasına sevinmiştir. Kendini Atatürkçü, sosyalist gören çevremdeki kimileri darbecilerin Cumhuriyet’in kazanımlarının korunacağına, laikliğe sahip çıkılacağına dair bildirilerine sevinmişler ama darbenin arkasındaki Amerika’yı görememişlerdir.

             İktidarın niyetlerini hesap edelim ama emperyalizmi de hesap edelim.

             Rusya, Suriye, cemaat, PKK konularında yapılanların doğruluğundan ziyade kimin yaptığı tartışılıyor. “Bu gelişmeler olumlu mu?” diye sorulduğunda “evet” diyenler, bunu iktidar yapınca, yaptıklarını tümden sıfırlayıp kinlenmeye devam ediyorlar. İktidarın niyetlerine dem vuruluyor. Tamam, temkinli olalım, eleştirelim ama neyi niyet ederse etsin gelişmeler emperyalizmi geriletiyor. Kaldı ki hayat sadece iktidarın niyetleriyle de ilerlemiyor. Ülkemizin zorunlulukları (ekonomi, dış politika, vb) iktidarı da hizaya getiriyor.

              Özetle çelişme içinde çelişme vardır. Biz emperyalizmle iktidar arasındaki çelişmeyi derinleştirmeye bakalım.

            3. “Ondan da bundan da hesap sorulsun” anlayışı halkla birleşmemizi önler. Tankın altına yatmış insanlara “ama inandığın insan bunlara yol verdi” deyip burada tepindiğinizde karşınızdakinin antipatisini kazanmaktan öte yol alamazsınız. Doğruyu söyleyen Davutçu olmakla kalmakla halkı birleştiremeyiz. Bugün iktidarı Topçu Kışlası, laiklik, TSK kararnamesi, 111 kurumun satılması noktalarında eleştirelim ama emperyalizmle çelişmesinde Ümit Kocasakal’ın deyimiyle “emperyalizme yedirmeyelim, yiyeceksek biz yiyelim.” Çünkü emperyalizm daha kullanışlı bir iktidarı getireceği için “yer”, milletimizin hayrına değil!

             4. Kimse emperyalizmden daha büyük tehdit değildir. Bağımsızlığı, orduyu, laikliği, halkçı ekonomiyi savunmayan bir parti, iktidarda kalamaz. Onun için biz işimize bakalım.

             Eleştiri ve mücadele ederken emperyalizmi gözden kaçırmayalım, hafifsemeyelim ve milletimizle birleşmenin olanaklarını arayalım. Niyet okumaya çalışan izlemekle kalır. Oysa gelişmelere müdahale edip halkımızla birleşirsek niyetle ortaya çıktıkça halkımızı bu niyetle konusunda da daha fazla ikna şansı buluruz.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İşsizlik rakamları açıklandı
İşsizlik rakamları açıklandı
Öğretmene istemediği halde seçim görevi verilmesi
Öğretmene istemediği halde seçim görevi verilmesi