Mustafa SOLAK İstanbul Erkek Lisesi ve Tarihsel Hesaplaşma
İstanbul Erkek Lisesi ve Tarihsel Hesaplaşma
Mustafa SOLAK

İstanbul Erkek Lisesi ve Tarihsel Hesaplaşma

           İstanbul Erkek Lisesi mezuniyetinde öğrenciler müdür konuşurken sırtını dönmüş ve “yandaş değil çağdaş idare” diye sloganlar atmıştı. Öğrenciler eylemin gerekçelerine dair basın açıklamasında şu ifadelere yer verdiler:

          -“Senelerdir düzenlenen Kültür Etkinlikleri Haftası'na davet edilen sanatçı ve düşünürlerin konferansları, politik duruşları ve hatta cinsel yönelimleri sebebiyle iptal edildi. Buna karşın modern eğitim anlayışıyla çelişen konferans ve etkinliklere izin verilmiş ve çeşitli baskılarla bunlara katılım zorunlu tutuldu.

         -Öğrenciler tarafından düzenlenen müzik etkinliğinde kız öğrencilere pantolon giymek zorunlu tutuldu. Ayrıca etkinliğe okulumuzla herhangi bir bağı olmayan vakıf ve kuruluşlar davet edildi.”

        -Eğitim ve öğretim ile bir ilgisi olmayan oluşumların kendi düşüncelerini, bir eğitim ve öğretim yuvası olması gereken lisemize empoze etmek amacıyla yaptığı çalışmalara okul müdürümüz tarafından destek verildi.”

          Sabah gazetesi olayların arkasında FETÖ ve PKK’nın olduğunu yazdı. Sabah’a göre okulda bazı öğretmenler yönetime el koymuş ve öğrencileri ideolojik olarak yönlendiriyor. Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu da eylemin nedenini kız arkadaşlarının bacaklarına bakmak istemelerine bağladı. Eğitim-Bir-Sen de okullarda bazı ideolojik yapıların öğrencileri etkisi altına almaya çalıştığını belirtti.

        Benzer durumlar Galatasaray Lisesi ile Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nde de yaşanıyor. Cağaloğlu Anadolu Lisesi öğrencileri basınla paylaştıkları bildiride 1983’ten beri öğrencilerin organize ettiği ve gelenek haline gelen Jugendfest’in 2015'te asılsız sebeplerle bitirildiğini, müdürün kendi düşüncelerinin karşısında duran, okula getirmiş olduğu baskıcı düzen karşısında sivrilen öğrencileri fişlediğini, okulda irticai faaliyetler ortaya çıktığını ve okul ruhunu yansıtan etkinliklere köstek olunduğunu belirtiyorlar.

            Bu okulların da içinde yer aldığı Türkiye’nin en yüksek puanlı Anadolu ve fen liseleri “Proje Okul” kapsamına alınarak Milli Eğitim Bakanına doğrudan atama yetkisi verildi. Böylece bu okullarda yıllardır süren  öğretmen ve yöneticilerin sınavla belirlenmesi sona erdi. Milli Eğitim Bakanlığı yaklaşık bir yıl önce İstanbul'daki 11 lisenin okul müdürlerini kendisi atamaya başladı.

           Peki neden özellikle bu okullar?

           Çünkü bu okulların Osmanlı’dan ve Kurtuluş Savaşımızdan gelen bağımsızlık,  direnme, aydınlanma kültürü var. Öğrencilerini Çanakkale Savaşı’nda şehit vermiş okullardır. Marşlarında Kurtuluş Savaşı’nın izleri vardır. Öğrencilerin bildirilerinden de görüldüğü gibi hesaplaşmak istedikleri laik Cumhuriyet’tir, ülkemizin bağımsızlıkçı damarıdır. Bunun için de tarih yaratan okulları hedeflerine aldılar. Bu hedeflerini 2016-2017 ders yılından başlatmayı düşündükleri “Ortaöğretim Tarih Dersi Programları”nda şu sözlerle belirtiyorlar:

            “Osmanlıların pozitivist bilim ve dünya tasavvuru ile tanışmasının, Avrupa devletleriyle girilen askerî ve ekonomik rekabet çerçevesinde açılan kurumlarda (Hendesehane ve Mühendishaneler, Mekteb-i Harbiyye, Tıbbiye, Mülkiye, diğer meslek okulları) aracılığıyla gerçekleşmesi incelenir.” (sayfa 53)

 

           Dikkat edilirse bu kurumlarının “ çağı yakalamak için” değil “Osmanlı’nın Avrupa devletleriyle girdiği askeri ve ekonomik rekabetin sonucu” olarak ortaya çıktığı belirtiliyor. Bu kurumlardan duyulan hoşnutsuzluk programdaki “kadîm bilimin din ve inanç sistemleriyle bağlantı kurabilmesine karşılık pozitivist bilimin bunu reddi” (s.52) ifadesiyle de ortaya çıkmıyor mu?

          Programda “bilim= pozitivizm=dinin reddi” eşitliğini kurarak Atatürk dönemini ima yoluyla eleştirmektedirler. “Laiklik anayasadan silinmelidir” diyen TBMM Başkanı İsmail Kahraman, pozitivizm üzerinden Cumhuriyet'i kuran kadroların “dinden uzaklaştıklarını” şu sözleriyle ortaya koymuştu:

         “Cumhuriyet'i kuran kadro pozitivistti. Pozitivist nedir? Gördüğüne ve tuttuğuna inanır. Peki ayeti tutuyor muyum? Hayır... Vahiy gördüm mü? Hayır... Ayeti reddederler. Şimdiki tabiri ile olguculuk. Pozitivizm Cumhuriyet'i kuranların ideolojisi oldu, dinden uzaklaştılar.”

           Bu liseler Harbiye, Tıbbiye, Mülkiye gibi bağımsızlıkçı, laik, Cumhuriyetçi, özgürlükçü fikirlerin yatağı olduğu için tarihi liselerdir. Her mücadele özünde tarihi mücadeledir. Laik Cumhuriyet karşıtları amaçlarına ulusların hafızalarında yer alan tarihi şahsiyetleri, kurumları hedef alarak ulaşabilirler. Bunun için uluslar tarihsizleştirerek halkın, kendi devrimci tarihine hakir bakmasına neden olabilirler. Kurtuluş Savaşı’nın halife padişahın haklarını almak için yapıldığını, aslında bir “Kurtulmayış Savaşı” olduğunu,  Cumhuriyet tarihimizde “pek de övünülecek bir şey olmadığını benimsetmeleri gerekir.

           Ulusa ve öğrenciye direnme bilinci aşılayan tarihsel varlıkların yok edilmesi gerekir. Ve bu her türlü çirkeflikle, özellikle de yukarıda adını andığımız gazete ve sendikanın yaptığı gibi “dini gerekçe”lerle yapılır ki sözlenecek söz bulunamasın. İEL’de 15 yıldır görev yapan tarih öğretmeni Seyit Işık’ın, “dine hakaret ettiği” gerekçesiyle başka bir okula sürülmesi bu nedenledir.

          Her şeye rağmen direnler var ve olacak. Cağaloğlu Anadolu Lisesi öğrencilerinin çağrısına kulak verelim:

        “Sizleri bizimle bağırmaya, yanmaya çağırıyoruz. Ben yanmasam sen yanmasan biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa”

         Ülkemiz, özgürlüğümüz için beraber yanacağız, beraber karanlıkları aydınlığa çevireceğiz gençler.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ İSTİYORUZ!
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ İSTİYORUZ!
Dilek FAZLIOĞLU; “Körfez Fen Lisesi’ne yazık etmeyin”
Dilek FAZLIOĞLU; “Körfez Fen Lisesi’ne yazık etmeyin”