Sibel Doğan Mobbing zayıflığın göstergesidir.
Mobbing zayıflığın göstergesidir.
Sibel Doğan

Mobbing zayıflığın göstergesidir.

 Mobbing, bir veya bir grup insanın, bir kimseye veya başka bir gruba sosyal kabadayılık yapmasıdır. Latince kökenlidir. Psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, taciz, rahatsız etme veya sıkıntı vermek anlamlarına gelir. En iyi ifade eden anlamıyla yıldırma veya iş yerinde psikolojik terör anlamlarıdır.

Mobbing, literatürümüze 2000’li yıllardan sonra girmiştir.  Örgütsel bir hastalığı ifade etmektedir. Kökeni, hayvanlar üzerine araştırma yapan Leymann’ın yaptığı araştırmalara dayanır. Leymann (1993), hayvanlar arasında türe göre gruplaşma olduğunu ve diğer grubu yerleşim yerinden ya da avlanma alanından kovma şeklinde ortaya çıktığını gözlemiştir. Hayvanlar bir araya gelip ilginç sesler çıkararak toplanmakta ve mobbing uygulamak istedikleri hayvana ya da hayvan grubuna saldırıp tedirgin edip o alanı terk etmesine neden olmaktadırlar. Leymann (1993), hayvanlar arasındaki bu durumun, insanlar arasında da olduğunu, insanların da birbirlerine benzeri davranışlarda bulunduğunu ileri sürerek bugünkü anlamda kullandığımız mobbing kavramına dikkat çekmiştir. Mobbing alanındaki literatür incelendiğinde, genellikle eğitim, sağlık ve gönüllü kuruluşlarda daha fazla ortaya çıktığı görülmektedir. Emniyet, silahlı kuvvetler, adalet gibi hizmet alanlarında, konu hakkında araştırma yapma imkânı sınırlı olduğundan, herhangi bir karşılaştırma yapılamamaktadır. Eğitim örgütlerinde özellikle üniversitelerde, özellikle de üniversitelerin sağlık bilimlerinde daha fazla yaşandığı ileri sürülmesine rağmen, eğitim, fen-edebiyat, güzel sanatlar ve mühendislik fakültelerinde de mobbing olaylarının ortaya çıktığı bilinmektedir. Okulöncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde ise durum oldukça vahimdir. Yapılan araştırmalar, her iki öğretmenden birinin mobbing mağduru olduğunu, mobbingin genellikle erkeklere yönelik ve genç öğretmenlerde yoğunlaştığını göstermektedir

Mobbing, zayıflığın göstergesidir. Kendi gruplarına yakın olmayana tahammül edememe tamamlanmamış karakterin, egoların dışa vurumdur. Birilerinin mutsuzluğundan mutluluk elde etmeye çalışmak. Zavallılığın göstergesi. Herkes benim gibi düşünsün fikri. Neden? Hayatı renkli ve anlamlı kılan farklılıklar değil midir? Farklı fikir kendindeki yetersizliği mi görmesine neden olur insanın? Bu mudur nedeni mobbingin? Herkes senin istediğin gibi olursa sen üstün mü olacaksın, yüce mi daha bilgili mi, saygı duyulan mı? Asıl saygı duyulası adil olan değil midir? Adil olan, saygılı olan, hoşgörülü ve sevecen olan.

Sahip olunan makamı kullanarak ezmek personelini. Acıma hissi uyandırıyor insana. Kendine ve personeline değil koltuğunun arkasına sığınmak. O koltuk gittiğinde geride bir şey kalır?  Ne onur, ne şeref, ne haysiyet. Geriye sadece boş ve değersiz bir et yığını kalır. Oysa insanı insan yapan değerleridir. Şahsi sıkıntılarını iş yerine taşıyan, makamının arkasına saklanarak hesaplaşan bir insan hangi insani değere sahiptir?

Hele ki mobbingin öğretmene yapılması… Duyguları düşünceleri tutsak olan bir öğretmen öğrenciye ne öğretebilir? İtaati, sınırları mı? Sonra da tuttururlar yapılandırmacı eğitim diye. Sizin beyniniz yapılandırmacı mı?

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ İSTİYORUZ!
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ İSTİYORUZ!
Dilek FAZLIOĞLU; “Körfez Fen Lisesi’ne yazık etmeyin”
Dilek FAZLIOĞLU; “Körfez Fen Lisesi’ne yazık etmeyin”