Mustafa Yenice MEDENİYET NEDİR?
MEDENİYET    NEDİR?
Mustafa Yenice

MEDENİYET NEDİR?



           Osmanlı'nın   son  dönemlerindeki  umumi  manzarayı ATATÜRK şöyle  değerlendiriyordu;

Atatürk, kendi  toplumunu  hasta  olarak  görüyordu.  Osmanlı'nın  son  döneminde   umumu

manzara  çok kötüydü. Nutukta  bundan  bahseder. "  Samsun'a  çıktığım  gün umumu  vaziyet

 ve manzara  çok kötü  idi." diyor.  "Biz  geriye  giderek  kendimizi  tedavi  edebiliriz diyenler vardı.

Bunu  diyenler  din yobazları, tarihi ya da dinin eski halini  bilmiyorlardı. Bildikleri, hurafe  ve efsanelerden

ibarettir. Buna mukabil ilerici dediğimiz   O dönemde  Avrupa'ya   bakan ikinci grup insanlar ise

önümüzde  (Batı) modeli var. Teknolojide, sanayide, tarımda,  ticarette çok ileri  gitmişler.  Bizlerle onları

mukayese etmek imkansızdır. "  diyordu.  "Demek ki onlar bazı  şeyleri  doğru yapıyorlar. Biz  yanlış

yapıyoruz. Osmanlı,  bu rahatsızlığını  yalnızca  kentlisi  şehirlisi  değil   Köylüsü  ile   de yaşıyordu.  Artık

devletine  kimsenin inancı  güvenci  kalmamıştı. "

         Bugün   tam 100 yıl geriye  gittik.  Aynı  düşünce  ve duyguları yaşıyoruz.  Toplumun  siyasi iradeye hiç

güveni  kalmamıştır.  Ülkeyi  yöneten  siyasi iktidar kendi halkının  çok gerisine  düşmüştür. İktidarın, teselli

bulduğu  O 'na  sarılmak istediği tek  şey Din  olmuştur.  Hurafeye  sarıldı.  O' ndan    methet  umar olmuştur.

Atatürk, bu mevcut  imkanlarla    bu zihin yapısıyla   Osmanlı  İmparatorluğu'nun  tarihte tekrar yerini

almasının  imkansız olduğunu çok iyi biliyordu.  Ülkenin  kalkınmasının  tek  bir anahtarı vardır. Dünyada

bir tane  medeniyet   ve uygarlık  olduğuna  inanıyordu.

        Medeniyet Nedir?  Kısaca  toplum içerisinde   toplu yaşama   becerisi  göstermektir. diyebiliriz. Yine her

toplumun  bir kültürü  olmalıdır. "vardır da"   Bu nedenle   yaşamak ile   birlikte yaşamak   farklı şeylerdir.

Sürülerde toplu yaşayabiliyorlar.   ama   birlikte  yaşayamıyorlar.  Her biri, yanındakinden   bağımsız olarak

 bir lidere  bir çobana   bağlıdır. Bu cümleler  sanki  2015  T.C  Devletini  anlatıyor.

    Oysa  birlikte  yaşayanlar   vardır.  Her  biri bire birey  olan  bu insanlar ,    çeşitli  kanunlarda farklı  düşüncelerde

 bir  arada  yaşayabilirler. Kısaca  gözlemi  kullanarak  mantığı kullanarak, gözlem ve mantıktan istifade edip

bilgiye ulaşarak   bir arada yaşamaya  çalışmalıyız.

       Ahlak  bilime  dayandırılamaz denildi, neye dayandırılmak istendi? Tabi ki  Dine dayandırılmak isteniliyordu.

Ahlakın  temeli  Din olabilir mi?  O  da  mümkün değil...   Din farklı bir olgudur.   Bizi  yaratan "Tanrı" söylemişse

bu yaradan  bu kadar güçlü ise  bizi  kontrol   etme  gücüne   sahipse   niçin   bir elçi  kullanıyor. Niçin kendisi

söylemiyor? Bu nedenle  Dinin   de Ahlakın da    temeli olması mümkün değildir.

    GÜNÜMÜZ  MEDENİYET  VE UYGARLIK ÇAĞIDIR. GÜNÜMÜZ TEKNOLOJİ ÇAĞIDIR. GÜNÜMÜZDE MEDENİYETİ

, UYGARLIĞI,  TEKNOLOJİYİ YAKALAMAYAN YARATAMAYAN TOPLUMLAR  BUNLARI YAKALAYANLARIN  KULU

 VE KÖLESİ OLMAYA MAHKUMDURLAR...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İşsizlik rakamları açıklandı
İşsizlik rakamları açıklandı
Öğretmene istemediği halde seçim görevi verilmesi
Öğretmene istemediği halde seçim görevi verilmesi