‘’Bir Toplum Böyle Çöker İşte…’’

‘’Bir Toplum Böyle Çöker İşte…’’

Hakimiyeti kayıtsız şartsız kendi elinde tutmak isteyen otoritenin karşısında; insani değerlerimizden uzaklaştığımız gibi yaşadığımız topraklardan da uzaklaşıyoruz sanki…

      Her geçen gün hayatımızın her alanını dar eden baskıcı sistemin ağır yükü ve travmatik sonuçlarıyla karşı karşıyayız.

      Ne yazık ki; siyasi otörün, düşünce ve örgütlenme özgürlüğünü tanımayan, salt kendi sisteminin devamlılığını sağlayan ‘’demokrasi anlayışı’’ hakim.

      Hak ve özgürlüklerin, farklılıkların olmadığı bir ülkede demokrasiden söz edilemez.

      Hangi demokrasi?

      Kendi ideolojisini egemen kılıp, farklı düşünceleri tanımayan demokrasi mi?

      Yasaların sadece bir güce ve zümreye ayrıcalık tanıdığı bir demokrasi mi?

      Yargı siyasi otoritenin tekelinde ise adı yine demokrasi mi?

      Her görüşe, farklı inanışlara saygı gösterilmiyorsa bu kimin demokrasisi?

      Halkı dayatmacı sisteme uyumlu hale getirme adına, kendi sembolüyle özdeşleşmiş kurumları güçlü kılıp, kendinden olmayanı yaşatmayan, tutsak eden demokrasi mi?

      Literatürde hiç olmayan, ‘’ileri demokrasi’’ naralarıyla özgürlük adına ülkeyi bölünme eşiğine getiren, daha demokratik olma sıfatıyla anayasayı değiştirmek isteyen, hedefledikleri Türkiye yolunda ilerlerken halkın zekasıyla alay eden, Atamıza verdiğimiz ‘’hiç durmadan yürüyeceğimize’’ dair sözümüz olan andımızı yasaklayarak, şuursuz, lümpen bir nesil yaratmak ve hedefledikleri geleceğin teminatı gençlik adına, gerici bir modelle eğitime vurdukları darbe ne kadar demokrasidir?

      Demokrasiyi egemen kılmak ve hayatın her alanında içselleştirmek ‘’demokratik eğitimin’’ ürünü olacaktır. Demokratik bireyler, demokratik bir sistemin, demokratik okulun, demokratik yöneticilerin ve şartlar ne olursa olsun demokrasiyi uygulayan ve savunan öğretmenlerin elinde şekillenecektir.

      Bizler! Demokratik eğitimin savunucuları, kendi kararlarını veren, sorun çözme becerisi gelişmiş, aklı öne koyan, özgür ruhlu nesiller yetiştirmek için ant içtik.

      Adalet ve Demokrasi Haftası’nda tüm demokrasi şehitleri gibi 24 Ocak 1993’de katledilen gerçek bir ATATÜRKÇÜ, Cumhuriyet savunucusu, antiemperyalist, tam bağımsızlıkçı, insan hakları savunuculuğunu görev edinmiş, yobazların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanı Uğur MUMCU’yu ölüm yıldönümünde anmaktan çok, mücadelesini sürdürmek, baskıya birlikte direnmek ve bu kutsal topraklarda onurlu yaşam hakkını savunmanın daha hayati olduğunu vurgulamak istiyorum.

      ‘’Bir toplum böyle çöker işte…

       Devletin yerini kaba kuvvet alır, susulur!

       Yasanın yerini din alır, korkulur!

       Yolsuzluklar, cinayetler birbirini izler, eller kollar bağlanıp götürülür.’’ Uğur MUMCU

           

                                                                                                                                             

Ebru SUNGAR

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Hacettepeliler 10 Kasım’da Bir Araya Geldi
Hacettepeliler 10 Kasım’da Bir Araya Geldi
Milli Eğitim Bakanı Selçuk’un “10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü” Mesajı
Milli Eğitim Bakanı Selçuk’un “10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü” Mesajı