Küreselleşen Eğitim…

Küreselleşen Eğitim…

Her yılın bir önceki yılı arattığı bir eğitim öğretim yılını daha tamamlıyoruz. Öğrenciler mutsuz, öğretmenler karamsar, veliler tedirgin… Çocukluğu ve gençliği mutlu olmayan bir milletin geleceği de umutsuz olacaktır. Peki! Kayıp bir nesil yaratıldığının ve eğitimde geri dönüşü olmayan yollara girildiği ne kadar umurumuz da?

 

Eğitim, giderek gerçek amaçlarından uzaklaştırıldığı gibi tek bir düşünceye hizmet eden, küresel rekabete uyumlu hale getirilmiş ve sadece parası olanın satın alacağı hizmete dönüştürülmüştür. Eğitimi geliştirme planları içerisinde teknoloji merkezli, Avrupa Birliği projeleriyle, ISO 9000 yarışına sokulan eğitimimiz,uluslararası uygulanacak kalite standartlarına eş değer bir eğitime dönüştürülmüştür.Yani okul işletme, öğrencileri müşteri olarak kabul eden sistemin devamlılığı ve kontrolü de öğretmenlere dayatılmıştır. Tüm bu kalite sistemi içerisinde kaybolan çocuklarımız ve gençlerimizin yaşam kaliteleri ise sınav endeksli bir hale getirilmiştir. İnsanı sadece zekadan ibaret bir varlık kabul eden sistem, aynı zamanda bu rekabet ortamında birbirinin üzerine basarak yükselmeyi öğretmekte ve insani değerlerden uzaklaşmaktadır. Küreselleşme ve bilgi toplumu olma yönünde kalite standartlarını ortaya koyarken gözden kaçırdığımız sınav odaklı ve tek taraflı eğitimin travmatik sonuna herkes hazır olmalıdır. Bu sistemde çocuklar çocukluğunu yaşayamazken, gençler ise aidiyetsizlik, başarısızlık korkusu, lüks tüketim içinde ve teknolojiye bağımlı hale gelmiş, gerçek mutluğun özlemini çekmektedir. Aileler ise; bu yarışın içerisinde çocukları sistemden geri kalmasın diye, varını yoğunu son kuruşuna kadar harcamaktadır. Son 11 yılda ailelerin çocukları için eğitim masrafları beş kat daha artmış, ancak gelir düzeylerinin aynı oranda kaldığı yapılan araştırmalarla ortaya konulmuştur.

 

Bu hafta TEOG sınav sonuçları açıklandı. Bu sonuçlara göre yerleşemeyen öğrenciler için zorunlu imam hatip okulları, meslek liseleri dışında önümüzdeki eğitim ve öğretim yılı için artık yeni bir tercih daha oluştu... Dershanelerden dönüşen Özel Temel Liseler kollarını açtı bekliyor.Çünkü devlet okullarına karşı umudu söndürülen velilerin tek tercihi durumuna dönüştürülmüştür. Dershane fiyatına özel okul! 13-21 Haziran tarihlerinde yapılacak LYS sınavının stresi gelecek kaygısı taşıyan gençlerimizin üzerinde büyük baskılar oluşturduğu gibi, gençlerin umutlarını yok etmekte ve ülkelerine olan aidiyetlerini sorgulatmaktadır.

 

Sadece TEOG ve LYS gibi hayati önem taşıyan sınavlara odaklı eğitim sistemimiz çağdaş eğitim anlayışına ne kadar hizmet etmektedir? Yoksa bu sınavlar her geçen yıl daha da zorlaştırarak özel okullara kazanç kapısı haline mi getirilmektedir? Bu sınavların başarı yüzdesi artarsa ya da sınavlar kaldırılırsa özel temel lise, özel okul ve özel üniversiteler nasıl iş yapacak? Daha doğrusu nasıl para kazanacak! Bu açıdan bakıldığında eğitim sistemimiz, sermayeye hizmet etme konusunda son derece başarılı bir yıl geçirmiştir. Eğitim özelleştirilmeye çalışılırken, çocuklarımız arasında sınıf ve cinsiyet farklılıkları da derinleştirilmiştir.Devletin asli görevi bu ülkede yaşayan tüm yurttaşlarının eşit imkanlarla ulaşabileceği bir eğitim sistemini oluşturmaktır. Bu görevini sınavlarla ya da parası olanların üzerinden sermayeye devretmesi kabul edilemez.

 

Eğitimde yaşanan bunca olumsuzluğa, hukuksuzluğa ve yandaş yapılanmaya karşın 7 Haziran seçiminin hemen arkasından ülkenin renkli siyasetinde eğitim nasıl bir yer bulacaktır?

 

 İktidarlara göre değişmeyen, eşitlikçi, parasız, çağdaş, ulusal eğitim sistemi özlemiyle…

 

 

 

  Ebru SUNGAR

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Hacettepeliler 10 Kasım’da Bir Araya Geldi
Hacettepeliler 10 Kasım’da Bir Araya Geldi
Milli Eğitim Bakanı Selçuk’un “10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü” Mesajı
Milli Eğitim Bakanı Selçuk’un “10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü” Mesajı