Seçmeli Dert
Ebru Subaşı Sungar

Seçmeli Dert

Bireyin eğitim yaşantılarını düzenlerken sadece bilgi ve zekaya değil, sosyal ve kültürel yönden destekleyen, çok yönlü gelişimini ele alan bir sisteme gereksinim duyulmaktadır. Çocuk ve gençler sadece bilgi ve kuruma bağlı tek taraflı dinleyici olduklarında yaşamla uyumsuz bireyler olarak yetişmekte ve mutsuz nesiller yaratılmaktadır. Bu nedenle onların ilgilerine, beklentilerine ve yeteneklerine yönelik tercihler sunmak, sağlam kişilikli, mutlu bireylerden oluşmuş bir toplum yaratmak için eğitim son derece önemli bir işleve sahiptir. Ancak, eğitimin bu çok önemli işlevini her fırsatta kendine kullanan bir sistemin kurgulandığı ortadadır. Çocuklarımızın uğrayacağı bu büyük zararı gözler önüne sermek ise, onların geleceğine değer vermek adına biz öğretmenlerin en büyük sorumluluğu olmalıdır.

         

           Bu hafta okullarımızda öğrenci ilgi, istek ve yetenekleri dikkate alınarak seçmeli ders tercihleri başlatılmıştır. Ders seçimlerinde sınıf öğretmenleri rehberlik yapacak ve veliler bilgilendirilecektir. En az 10 öğrencinin aynı dersi seçmesi durumunda sınıf açılabilecektir. 10 öğrencinin talebi olmadıkça açılmayacak seçmeli dersler için okul yöneticileri iş başında…Seçmeli mi, seçmemeli mi? Sözde öğrencinin ilgisi ve veli tarafından tercih yapılması gerekirken, bazı okullarda idare tarafından belirlenmiş tercihli listelerin dayatılması dikkat çekmektedir. Okullarda ilgili alanlarda kadroların durumu gözetilerek seçmeli derslerin belirlendiği savunmasını yaparken, Din, Ahlak ve Değerler Eğitimi derslerine yönlendirilmesi ve tercihe zorlanması öğretmenler arasında rahatsızlık yaratmıştır. Bakanlık sırf dini içerikli dersleri müfredata sokmak adına birçok seçmeli ders oluşturmuş ve öğrencilerin sözde seçeneğini artırmıştır. Ne hikmetse; okul idareleri diğer seçmeli dersleri okutacak öğretmeni olmasına rağmen, yeterli öğretmeninin olmadığı dersleri (örn. Osmanlı Türkçesi ve Kuran-ı Kerim Dersi) öğrencilerine zorunlu olarak seçtirmektedirler. Aynı zamanda Bilgi Kuramı ve Sosyal Etkinlik Dersi notla değerlendirilmezken, Din içerikli derslerin not ile değerlendirilmesi çelişki yaratmaktadır.

          

           Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın sağlıklı, mutlu, özgür bireyler olarak yetişmeleri eğitimin en temel unsurlarından biri olmalıdır. Bir ağacın özgürlüğü için milyonların sokaklara döküldüğü Haziran Direnişi’nin yıldönümündeyiz. İktidarın yaratmak istediği tek tip insan modeline karşı özgürlüğünü her şeyin üstünde tutan gençlerin gelecekleriyle ilgili tercihleri de özgür bırakılmalıdır.

           

              3 Haziran da kaybettiğimiz vatan şairi Nazım Hikmet’i Davet şiiriyle sevgi ve saygıyla anıyoruz.

 

                                         Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
                                         Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
                                                   bu memleket bizim!
 

                                         Bilekler kan içinde, dişler kenetli ayaklar çıplak
                                          ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
                                                   bu cehennem, bu cennet bizim!

                                          Kapansın el kapıları bir daha açılmasın,
                                          yok edin insanın insana kulluğunu,
                                                    bu davet bizim…

 

                                         Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
                                         Ve bir orman gibi kardeşcesine
                                                    bu hasret bizim!       

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mahkemeden binlerce öğretmeni ilgilendiren 'eş durumu' kararı
Mahkemeden binlerce öğretmeni ilgilendiren 'eş durumu' kararı
DEVRİMCİ RUHU YAŞIYOR, DEVRİMLERİ AYDINLATIYOR!
DEVRİMCİ RUHU YAŞIYOR, DEVRİMLERİ AYDINLATIYOR!
yalova escort balıkesir escort afyon escort tekirdağ escort
çorlu escort
çeşme escort
kemer escort
çorlu escort