Haziran Yoluna Devam Ediyor
Mustafa SOLAK

Haziran Yoluna Devam Ediyor

            2013 Haziran'ında toplumsal bir patlamayla 10 milyondan fazla kişi alanlara döküldü. Ölü toprağını üzerinden atan halkımız Cumhuriyet'e, emeğe, laikliğe, doğaya sahip çıkma kararlılığını canını ortaya koyarak gösterdi.

                          Haziran ayaklanmasının farkı

         Gezi parkında başlayan ve ülkeye yayılan Haziran ayaklanmasını 2007 Cumhuriyet Mitingleri'nden ve diğer eylemlerden ayıran neydi?

         1) Havalecikle yol alınamayacağının anlaşılması: Ben dahil bir çok gence lisede, üniversite büyüklerimiz "ordu, yargı, partiler, üniversiteler var, karışma, okulunu oku, makam-mevki sahibi olunca 2,3 kişinin elinden tutmakla yetin" dediler. Olmadı "AB ve ABD, laikliğe karşı bir hükümeti daha fazla hoşgörmez" diyerek onlardan "laik bir iktidar" beklediler.

         Anlatamadık emperyalizmin derdinin sömürü olduğunu. Hatta bu sömürünün bizim gibi ülkelerde özellikle din perdesine bürünmüş hükümetler aracılığıyla yapmanın daha kolay olduğunu da.

           Kendi geleceğimizin görevimizi başkalarına havale ederek düzelemeyeceğini gördük. Dahası AKP'nin kurumları dönüştürdüğünü, emperyalistlerce kimi yaramazlıklarına rağmen iktidarda tutulduğunu anladık.

           Atatürk ve İnönü'ye "2 ayyaş" derlerken ayıldık.

          2) Seçimlerin bekletileri karşılamadığının görülmesi: Cumhuriyet mitinglerinde "CHP ve MHP'nin ittifak yapması" ve "solcuların CHP'ye, sağcıların MHP'ye oy vermesi" önerildi. Çözüm system içinde aranıyordu. Emperyalizm hedef tahtasında değildi ve emperyalist sistemin dışına çıkan bir arayış sınırlıydı. AKP iktidarda olmasına rağmen devlet kurumları hala tam ele geçirelememişti. Kurumların AKP'yi durdurabileceği bekleniyordu. asit bir iktidar değişikliğiyle her şey eski rayına girebilirdi.

         Bu beklenti de suya düştü ve sonraki seçimlerde de  bu iki parti esas olmak üzere Cumhuriyetçilerin birlikteliğini sağlanamadı. Partilerin kendi gündemlerinin olduğu görüldü. Bugün de Cumhuriyetçi olduğunu söyleyen partilerin bir kaçı hariç bu egoları sürüyor.

         Halk seçimlerin işe yaramadığını, tehlikeye anında, günlük ve alanda müdahale edilmesi gerektiğine kani oldu ve zembereğindne boşanmış gibi ortaya çıktı.

        3) Haziran militan bir karşı koyuştur: Milletimiz canını vermeyi göze alarak alanlara çıktı ve verdi de. Mermisi, gazı, suyu, biberi, copu yıldıramadı. Bir ay boyunca meydanlardaydı. Bu sebeplerle "Haziran ayaklanması" daha yerinde olur.

       4) Haziran köklü bir çözüm programıdır: Cumhuriyet'e, laikliğe, emeğe sahip çıkan halk emperyalizmi korkuttu. Bu eylem anlık çözüm yerine 1950'erden beri gelen emperyalist sisteme meydan okuyordu. Türk bayrağı, kalpkalı Musta Kemal bayrakları da bunun simgeleriydi. Sloganı "Mustafa Kemal'in askerleriyiz"di. Haziran nihai hesaplaşmanın kıvılcımıydı.

 Peki Haziran söndü mü?

          Haziran ayaklanmasının sebeplerine değindik. Bu hareket daha öncesine de götürülebilir ama görünür olması açısından  kırılma noktası, başlangıcı Cumhuriyet Mitingleri'dir. Halk çeşitli alternatiflerin (partilerden, ordu, yargı gibi kurumlardan, AB, ABD'den beklentiler) işe yaramadığını kendi deneyimiyle gördü.

           Cumhuriyet Mitingleri'nden bir kaç yıl sonra Cumhuriyet kuvvetlerinin Ergenekon, Balyoz, vs operasyonlarla hapse atılmasından sonra Silivri Cezaevi önünde mitingler yapıldı. 2012'de Ankara Ulus'ta milyonların biraraya gelmesine izin vermeyenlarin barikatları yıkıldı. Tandoğan'da, Anıtkabir'de yüzbinler biraraya geldi. İstanbul'da Tünel'den Taksim'e 250 bin kişi yürüdü.

           Bu ve benzeri eylemlerinn biriktirdiği güçle Haziran'da milyonlar ayağa kalktı. Bu bakımdan nasıl birden bire doğmadıysa yok olması da düşünülmemelidir.

         Kitle mücadelesi güç biriktirerek, soluklanarak ilerler. Özgecan eylemleri Türkiye çapındadır ve Haziran'ın devamıdır. Özünde kadına şiddet üzerinden "laiklik" talebidir. Çünkü kadına şiddet, din üzerinden meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır.

         Her gün biri ekrana çıkmata kadının etek boyunun ne olması gerektiğine, kahkaha atmamasına, vs dair akıl vermekteydi. Erzurum'da -13 C'de çıplak ayakla eylem yapan teyzenin isyanı semboliktir.

         Partilerdeki, derneklerdeki, sendika ve meslek kuruluşlarındaki yöneticiler yapabilir ama halktan her an eylem beklemek doğru değildir. Bekler, anını kollar, hesap eder ve Özgecan eylemleri gibi yeniden gün yüzüne çıkar.

         Bursa, Eskişehir, Ankara'ya yayılan ve en son Petkim'e sıçrayan emekçi direnişleri de Haziran'ın sürdüğünün göstergesidir. Haziran'ın yarattığı birikim ve AKP cephesindeki çözülme toplumun atağa geçmesini sağlamaktadır.

       Seçimlerden sonra istikrar görünmemektedir. AKP % 70 oy aldığı Kayseri'de çok az kişi toplayabilmiştir. Birbirilerinize zıt açıklamalar yapmaktadır. Tarih önümüze çözmemiz gereken sorunları çıkaracaktır. Başkanlık sistemi, yeni Anayasa gibi sorunlar önümüzdedir.

       Bizlerin görevi Cumhuriyet cephesindeki laikliğe, bağımsızlığa, vs dair tutarsızlıkları ortadan kaldırmak, halkı doğru çözüm etrafında örgütlemektir.

 

 

  ADD Bilim Danışma Kurulu üyesi

   Mustafa Solak

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2019 Ocak Ayı Memurların Zamlı Maaş Bordroları Yayımlandı
2019 Ocak Ayı Memurların Zamlı Maaş Bordroları Yayımlandı
KAR TATİLİ NEDENİYLE TATİL OLAN GÜNLERDE İYEP KURSU EK DERS ÜCRETLERİ ÖDENECEK
KAR TATİLİ NEDENİYLE TATİL OLAN GÜNLERDE İYEP KURSU EK DERS ÜCRETLERİ ÖDENECEK