İnsan Yetiştirmeyi Amaç Edinmiş Mesleğin Geleceği…

İnsan Yetiştirmeyi Amaç Edinmiş Mesleğin Geleceği…

Kendi dünyalarında, mükemmel egolarıyla, gerçekten tahammül sınırlarını zorlayan ve her defasında bu da mı yapılır? Sözünü dedirten Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen yetiştirme, atama ve yer değiştirme sistemiyle bu duygularımızı en yüksek noktasına getirmiştir.

         

          Yanlışı kabul etmek bir erdem ancak, bile bile, göre göre aynı hataları sürdürmek ve her defasında üste çıkmak, acizlikten başka bir şey değildir. Yanlışı doğru gösteren zihniyet karşısında hak aramak isteyenleri baskı ve tehditle durdurup, suçlu gösterirken, makamını ve mesleğini korumak isteyenleri ise yandaşlığa sürüklemeleri kendi gerçeklerini ortaya koymaktadır.

         

           İşte böyle bir düzen içerisinde öğretmen olabilmek…

          

           Eğitim fakültelerinin diplomalarını hiçe sayan bakanlık, adeta ‘’Ben sizin yetiştirdiğiniz öğretmenin niteliğine inanmıyorum.’’ diyerek, Kamu Personeli Seçme Sınavı’yla binlerce öğretmeni sınav maratonuna sokmuştur. Yıllardır atanamayan binlerce öğretmen adayı varken diğer lisans mezunlarına pedagojik formasyon sertifikası kursu açarak, umut dağıtılması ne kadar doğrudur? Pedagojik formasyon sertifikasının aday başına 2 bin lira gibi bir ücretinin olması  farklı bir anlam taşımaktadır. Kendi bulundukları illerdeki üniversitelerde kontenjan sınırlamasından dolayı başka illerin üniversitelerine kayıt yaptıran adayların, her hafta iki gün ders ve staj uygulaması için gidiş- dönüş yapmaları ise maddi-manevi ayrı bir külfettir. Türkiye’nin bir çok ilinden pedagojik formasyon alarak öğretmen olabilmek adına, tüm bu zorluklara katlanan adaylar mı, yoksa atama bekleyen binlerce öğretmen adayının durumu mu daha acı? Bilemedim.

            

            Tüm bu zorluklar yetmiyormuş gibi, KPSS ile atanan öğretmenin, eş durumu için tayin istemedeki bir yıl sigortalı çalışma hakkını üç yıla çıkartan bakanlık, zorlayıcı bir kararla öğretmeni, farklı arayışlara sürüklemektedir. Stajyerlikten asil öğretmenliğe geçişte  mülakatın getirilmesi de tüm bu badireleri atlattıktan sonra, memuriyetini okul müdürünün iki dudağı arasına teslim etmek ne kadar insani, ne kadar pedagojik ve ne kadar bilimseldir? Daha mesleğinin başlangıcında ezilen, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, ileride onurlu ve kimlikli öğrenciler yetiştirmelerini nasıl bekleyeceğiz.

           

            Şu anda bu hafta sonuçlanacak il içi atamaları, öğretmenler odasında belirsizliğin getirdiği panik ve kaygıya neden olmaktadır. İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün okullarımızdaki norm açıklarını duyurmayan iller arasında olması da dikkat çekicidir. İl içi atamalarının hemen arkasından, il dışı atamaları başlayacak ve sene sonuna damgasını rotasyon vuracaktır. Daha şimdiden bu ilk uygulama olması açısından belirsizlik yaşanmakta ve uygulayıcılar dahi ne yapacağını bilmezken, bir çok mağduriyetin yaşanacağı da gerçektir.

             

                                                                                                                                                    

 

                                                                                 

                                                                                                                                  Ebru SUNGAR

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Hacettepeliler 10 Kasım’da Bir Araya Geldi
Hacettepeliler 10 Kasım’da Bir Araya Geldi
Milli Eğitim Bakanı Selçuk’un “10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü” Mesajı
Milli Eğitim Bakanı Selçuk’un “10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü” Mesajı