19 MAYIS DERSİ
Mustafa SOLAK

19 MAYIS DERSİ

 Atatürk’ün Nutuk’u “19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktım” cümlesiyle başlatması anlamlıdır. Atatürk bu cümlesiyle ülkenin içinde bulunduğu duruma, sızlanarak, talepte bulunarak bir şey yapılamayacağını, eylemli yanıt verilmesi gerektiğini vurgular.

           Bu mücadelenin yöntemini de belirtir:

          “İstanbul hükümetine, müslimin halifesine milleti ve orduyu isyan ettirmek lazım geliyordu.”

           Annesinin bile “şimdi sen padişaha efendimize mi isyan edeceksin” dediği, yediği lokmanın padişah sayesinde boğazına girdiği düşünen halkı isyan ettirmek.

          Bugün “ABD’siz, AB’siz adım atamazsın” diyenlerin olduğu bir ortamda bu cümleleri söylemek hayal gibi görünebilir. Buradaki mesele bağımsızlığa ve milletin birliğine padişahın ve emperyalizmin engel olduğu gerçeğini kavramaktan geçiyor.
            Altı yüzyıllık bir alışkanlığın ürünü ve dini tahakkümün cenderesine sıkışmış bir toplumu nasıl isyan ettirecekti?

           İşte burada “örgüt” kavramı ortaya çıkıyor.

           “Örgütlenme” meselesi Atatürk Samsun’a çıktıktan 1 ay sonra 18-22 Haziran arasında Amas­ya’da yapılan gizli komutanlar toplantısında esas tartışma konusu olmuştur. Katılanların çoğunluğu ordunun ör­gütlenmesine öncelik tanınmasını savunurlar. Atatürk ise tehlikeyi kavrayan ve halkı etkileyebilecek insanlardan oluşan milli bir örgütün varlığını ortaya koyar.

          Kurtuluş için belirleyici olan milli bir hükümeti kuracak örgütü yaratmaktı. Orduyu da kuracak olan bu örgüttü. Bu örgütün adı daha sonra Sivas Kongresi’nde “Anadolu ve Rumeli Müdafaii Hukuk Cemiyeti” olacaktı.

          Bu cümleleri bugün de içinde bulunduğumuz emperyalist, yobaz diktasını yıkacak yegane yolun devrimci, milli bir hükümetten geçtiğini belirtmek için vurguluyoruz.

         Halk hareketlerinin kendiliğinden mücadelesi değerlidir ama örgüt olmayınca bu mücadeleler bir noktadan sonra sönümlenir. Dahası örgütsüz, amacı, programı netleşmemiş, bir halk hareketi emperyalizmin yönlendirmesine her zaman açıktır.  Tunus’ta, Mısır’da görüldüğü gibi diktatörlüğe direnen halkı engelleyemeceğini anlayan emperyalizm, halkın yanında gözükerek ‘demokrat’ kesilmiştir.

         Böyle bir tehlike ülkemizde de vardır. 2013 Haziran ayaklanması, belli bir örgütün veya örgütlerin ortak programı dahinde gelişen bir hareket olmadığı için bir süre sonra sönümlenmiştir.

          Elbette burada, toplumun beklenti içinde olduğu örgütleri,n halkın Cumhuriyeti koruma kaygısı üzerinden emperyalizme karşı mücadelesinden korkmalarının payı büyüktür. Korku, harekete önderlik etmekten kaçınmalarına nende olmuştur. Demek ki örgüt dediğimizde en başta emperyalizme kafa tutan bir örgüt olacak.

          Haziran ayaklanmasını en başlarında emperyalizm, sessiz kalarak AKP’nin ne kadar sendeleyeceğini gözlemlemeye çalıştı. Bu gözlem hala devam ediyor. AKP, ne kadar güçlü görünmeye çalışırsa çalışsın yeni Haziranlardan korkuyor. Askerlerin içeriye alınmasını cemaate yıkarak askerlere gül yollayan AKP, bu korkusunu ortaya koyuyor.

          2007’den beri Cumhuriyet Mitinglerinde, Ulus’ta, Tandoğan’da, Silivri’de, Anıtkabir’de yüzbinlerce insan bir araya gelmiştir. Barikatları gaza, suya, copa rağmen ezerek ilerleyen halk hareketi kimi zaman kendini geri çekerek, kimi zaman ortaya çıkarak yoluna devam diyor.

           HalkıN mücadelesi başarı da kazanıyor. Silivri’deki aydınlarımızın çıkması, AKP’lilerin birbirine düşmesi, birbirleriyle çelişen açıklamaları bu nedenledir. Bu bakımdan bazılarının dediği gibi bu ‘son seçim değildir’. AKP düşme eğilimdedir. Esas tehlike başkanlıktan ziyade hak hareketinin AKP’nin yerine emperyalizmle uyumlu bir iktidara uyumlulaştırılmasıdır.

          Özetle; halk hareketinin sağlıklı bir zeminde mücadelesine devam etmesi, emperyalizmle sorunu olmayan bir hükümete ikna edilmemesi için bağımsızlık, laiklik, devletçi ekonomi temelinde bir araya gelen bir örgütlenmenin varlığı şarttır.

         Bugün 19 Mayıs’tan almamız gereken de budur.  Atatürk’ün “19 Mayıs 1919’da doğdum” demesinin anlamı da bağımsızlığın temellerin atılması sebebiyledir.

         Bağımsızlık için halk hareketi, halk hareketi için örgütlenmenin, cephenin varlığı belirleyicidir.

 

 

Mustafa Solak

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2019 Ocak Ayı Memurların Zamlı Maaş Bordroları Yayımlandı
2019 Ocak Ayı Memurların Zamlı Maaş Bordroları Yayımlandı
KAR TATİLİ NEDENİYLE TATİL OLAN GÜNLERDE İYEP KURSU EK DERS ÜCRETLERİ ÖDENECEK
KAR TATİLİ NEDENİYLE TATİL OLAN GÜNLERDE İYEP KURSU EK DERS ÜCRETLERİ ÖDENECEK