Mayıstı gittiklerinde, Mayısın 6’sı,
Deniz Şahin

Mayıstı gittiklerinde, Mayısın 6’sı,

Bahar son demlerini yaşıyordu. Gittiklerinde yaza bir kalaydı.
Özgürlüğe giden umut yolcularıydılar, susturulmak istenen. Emperyalizme inat “bağımsızlık” diye bağırarak gittiler namussuz ipin ucuna. Titremedi sesleri, eğilmedi başları, haykırışlarında tek bir korku yoktu. Yumruklarını kaldırıp,bağırdılar "Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye! Yaşasın İşçiler, Köylüler! Yaşasın Devrimciler! Kahrolsun emperyalizm!".Burjuvazi ve varlıklarını borçlu oldukları sömürü düzeninin uşakları, korktular doğrularından. O yüzden ipe götürmek yetmedi onlara, çektiler tabureyi altlarından daha cümlelerine nokta koyamadan.
Mayıstı gittiklerinde, mayısın 6’sı, yıllardan 1972 . Gittiler ya, artık dönmeyecek sandılar. Devrim,darağaçlarıyla susturulur sandılar. Deniz'ler öldü sandılar. Üç fidan unutulur sandılar. Onlar gittikten sonra doğan çocukların adlarının Deniz, Yusuf , Hüseyin olacağını, yarınlar olarak döneceklerini düşünmediler. Alınlarında ki kara lekenin, kabuk tutmadan kanayan üç yaranın hesabını gizli değil, açık açık "neden" diye soracakları akıllarına gelmedi. Çünkü Onlar’ı ipe götürenler görmeyen, duymayan ve söyleyemeyenlerdi.
Onlar halktılar, gençtiler, gelecektiler, oğuldular. Anadolu’da köy çocukları bitmez bir umutla köylerine gelmelerini beklerdi akşam gözlü, aydınlık yüzlülerin. Sevgilileri hiç olmadı, devrim aşkı ile erirken. Annelerine nazlanmadılar, babalarıyla bilgiçlik taslayarak konuşacakları masa başı sohbetleri olmadı. En önde yürüdüler, ardlarında kalanlara inançlarını asla kaybetmeden. Kendi canlarını düşünmeden “Halk” dediler, “ İnsan” dediler, “Vatan” dediler. Keskin nişancı olmalarına rağmen, hiç bir canı almadılar. Kendini insan sananlar, Onlar’ın lekesiz ve ak yüzüne tükürmeye kalkarken, yaşama özgürlüklerini yitirdiklerinde bile, insanlıklarını hiç bir zaman yitirmediler. Üç top tomurcuğa kıyarak kalkan eller, Ülkemizi sömürenlere peşkeş çekerek,Vatanı dolandırmaktan başka ne yaptılar?
Üç fidandılar, direnişte en ön safta olan. Ölüme tereddütsüz, onurlarıyla yürüyerek, boyun eğmediler. Bu yüzden isimleri tarihe altın harflerle değil, “alınteri ve kanla” yazıldı. Mayıs günü, 6 Mayıs, bahar gelmiş, hava güzel, kapıda hıdırellez. Dilekler tutulur, denize bırakılır. Denizlere kıymışlar o gün, hiç tutar mı o dilekler?

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Öğretmenlerin İliçi Tayin Sonuçları Açıklanıyor
Öğretmenlerin İliçi Tayin Sonuçları Açıklanıyor
ÖĞRETİCİ: MEMUR VE EMEKLİLERİN ZAMLARI GÜNCELLENMELİ
ÖĞRETİCİ: MEMUR VE EMEKLİLERİN ZAMLARI GÜNCELLENMELİ