NEHRU'NUN TÜRKİYE KİTABI
Mustafa SOLAK

NEHRU'NUN TÜRKİYE KİTABI

          “Türkiye ve Batı Asya Tarihi” kitabı, Jawaharlal Nehru’nun Birinci Dünya Savaşı’nı, Türkiye’yi ve çevresindeki ülkeleri değerlendirdiği yazılardan oluşuyor. Nehru’nun “Glimpses of World History” adlı eserinden öğretim üyesi-yazar Cüneyt Akalın’ın derlediği bu yazılara, Nehru’nun diğer bir eseri olan “The Discovery of India”da yer alan “Kemal Paşa,  Asya’da Milliyetçilik, Muhammed İkbal” başlıklı yazı da eklenmiş.

          Nehru’nun Kurtuluş Savaşı’na, padişahın ve Osmanlı bürokrasisinin ihanetine, iç isyanlara,  Cumhuriyet Devrimine bakışı Cumhuriyet tarihçisi bir Türk gibi. Aslında devrim yapan Nehru’nun, bir diğer antiemperyalist Mustafa Kemal’i anlaması şaşırtıcı gelmiyor. Ne de olsa emperyalizme karşı ulusunu nasıl savunacaklarını düşünüyor ve bu temelde halklarını seferber etmeye çalışıyorlar.

           Nehru,  bazı gerici çevrelerin belirtiğinin aksine Vahdettin’in Mustafa Kemal’i Samsun’a göndermesinin Kurtuluş Savaşı’nı başlatması için olmadığını şu sözleriyle dile getirir:

          “İngilizler Mustafa Kemal’den hiç hoşlanmadılar. Ondan kuşkulandılar, tutuklamak istediler. İngilizlerin elinin altındaki Sultan da ondan hoşlanmıyordu. Ama onu iç bölgelere yollayarak uzaklaştırmanın daha güvenli bir politika olduğunu düşündü. Mustafa Kemal Paşa Doğu Anadolu ‘ ya genel müfettiş atandı. Aslında fiiliyatta teftiş edilecek bir ordu yoktu, görevin esası Türk askerlerinin silahlarının toplamaya çalışan Müttefiklere yardımcı olmaktı.” (s. 42-43)

            Nehru, Vahdettin’in işbirlikçiliğini Misakı Milli’nin ilanından sonra vekillerin İngilizlerce tutuklanmasından sonra gösterdiği tavırla ortaya koyduğunu belirtir. İngiliz generalin İstanbul’u işgal edip sıkı yönetin ilan etmesi ve aralarında Rauf Orbay’ın da bulunduğu temsilcileri tutuklayıp Malta’ya sürmesi karşısında Vahdettin sessiz kalmıştır. Nehru, Sultan’ın “İngilizlerin elinde bir kukla olduğu artık apaçık” demiştir. (s. 45-46)

             Milletvekillerinin İstanbul’dan Ankara’ya gelerek TBMM’yi açması üzerine, Nehru Sultan’ın buna “Kemal Paşa’yı ve ötekileri gayrimeşru ilan ederek, aforoz ederek, onların ölüme mahkum ederek” yanıt verdiğini açıklar. Dahası Nehru sözlerine Vahdettin’in “Kemal Paşa’yı öldüren kimsenin kutsal bir görev yerine getirmiş olacağını, hem bu dünyada hem de öteki dünyada ödüllendirileceğini” ekler. (s. 46)

             Mustafa Kemal’in halk ordusuna karşı padişahın boş durmadığını ortaya koyan Nehru,  Kuvayi Milliyecilere karşı “cihat” ilan ederek onlara karşı mücadele etmek için düzensiz güçlerden ‘’Hilafet Ordusu’’ örgütlemeye çalıştığını da belirtir.

             Nehru, Yunanlıların emperyalistlerce Anadolu’ya gönderilmesini de İngiliz ve Fransız askerlerinin “savaş yorgunu” ve “nerdeyse isyan havasında” olmalarına bağlar. Askerleri terhis olmak ve bir an önce evlerine dönmek istiyorlardı. Yunan hükümeti ise “hem küçük Asya’yı hem de İstanbul’u ilhak ederek eski Bizans İmparatorluğu ‘ nu canlandırmayı hayal ediyordu.” (s. 43-44)

    turkiye-ve-bati-asya-tarihi-1423756746.jpg görüntüleniyor  Nehru’ Sakarya Savaşı’nı “yakın tarihin belirleyici zaferlerinden” sayar. Savaşı “2.000 yıldan beri küçük Asya’nın her karış toprağının kanıyla sulayan büyük Doğu-Batı çatışmalarından bir başkası” olarak değerlendirir. (s. 49)

            Nehru, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasından sonra da kimsenin kukla Vahdettin’ in devam etmesini istemese de birçok kişinin, gerçek gücün Millet Meclisi’nde bulunacağı “bir çeşit anayasal saltanat ve hilafet” istediğini söyler. Buna karşın Mustafa Kemal böyle bir uzlaşmadan yana değildir ve fırsatını kollamaktadır. Aranan fırsat Ağa Han ve eski Hint yargıcı Emir Ali tarafından kaleme alınan ortak mektup ile bulunur. Mektupta milyonlarca Müslüman Hintli adına konuştuklarına iddia eden yazarlar, “Halife’ ye yönelik davranışları protesto ettikleri belirtiyorlar, onun makamına saygı gösterilmesinin ve kendisine daha iyi davranılmasını talep ediyorlardı.” (s. 55) Bu Mustafa Kemal’in halifeliği kaldırması için gerekli ortamı yaratmasına yetmişti.

              Fesi yasaklanmasına ilişkin şekilci eleştirilere karşı Nehru, “başın üzerinde ki değil, daha önemli olan başın içindekidir. Ancak bazen küçük şeyler büyük şeylerin simgesi olur; öyle anlaşılıyor ki Kemal Paşa Fese saldırarak eski alışkanlıklara ve bağnazlığa saldırdı diyerek Mustafa Kemal’i savunur.

             Nehru, yeni alfabeye geçiş konusunda profesörler gibi eğitimli kişilerin köylülerin dilini öğrenmek ve Türk dilindeki güzel sözcükleri bulup çıkarmak için köylere gittiklerini belirtir. (s. 55)

             Türkiye’nin “siyasal düzlemde Sovyetler’le ittifak içinde olmakla birlikte ekonomik düzlemde komünizmden uzak” durduğunu açıklayan Nehru, “tepedeki birkaç tali değişikle birlikte, ekonominin temeli eskisi gibi” olmaya devam ettiğini de savunur.

           Türkiye Cumhuriyeti kurulmasına rağmen tehlikenin hala sürdüğünü düşünen Nehru, gerçek çatışmanın “feodal düşünce biçimleri ile model eğilimler arasında” olduğunu dile getirir.

Kitap: Jawaharlal Nehru, “Türkiye ve Batı Asya Tarihi”, Kaynak Yayınları, İstnabul, 2015

Mustafa SOLAK

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2019 Ocak Ayı Memurların Zamlı Maaş Bordroları Yayımlandı
2019 Ocak Ayı Memurların Zamlı Maaş Bordroları Yayımlandı
KAR TATİLİ NEDENİYLE TATİL OLAN GÜNLERDE İYEP KURSU EK DERS ÜCRETLERİ ÖDENECEK
KAR TATİLİ NEDENİYLE TATİL OLAN GÜNLERDE İYEP KURSU EK DERS ÜCRETLERİ ÖDENECEK