Mustafa SOLAK Cumhuriyet Devrimcisi Şükrü Kaya
Cumhuriyet Devrimcisi Şükrü Kaya
Mustafa SOLAK

Cumhuriyet Devrimcisi Şükrü Kaya

Cumhuriyet Devrimcisi Şükrü Kaya

 

            9 Mart 1883'te Ege’de İstanköy adasında dünyaya gelen Şükrü Kaya İstanbul ve Paris Hukuk Fakültesi’nde okumuştur. 2. Abdülhamit’in yönetimine ve hafiyelerine karşı mücadele etmiştir.

            Şükrü Kaya, milli mücadelenin içinde yer alması, İttihat ve Terakki’nin ileri gelenlerinden olması, Ermeni tehcirine adının karışması sebepleriyle İzmir Müdafaai Hukuk Cemiyeti 2. Başkanı sıfatıyla 1919 Şubat’ında tutuklanarak Mart 1919’da Bekirağa Bölüğü’nde hapsedilmiştir.

          Tarım ve Dışişleri Bakanlığı yapmıştır.  Atatürk'ün ölümüne kadar kurulan bütün hükümetlerde İçişleri Bakanlığı görevini sürdürmüştür (1927-1938). 18 Haziran 1936 yılında CHP Genel Sekreterliği’ne getirilmiştir. 11 Kasım 1938 tarihinde Cumhurbaşkanı seçilen İnönü aynı gün Celal Bayar’a hükümet kurma görevini verirken Bayar’dan Şükrü Kaya’nın yer almamasını istemiştir.

          Kaya, toprak reformu meselesini sadece köylünün geçimi açısından düşünmemiştir. Toprak reformu ile aynı zamanda ağanın elinden kurtarılarak özgürlüğe kavuşturulmak istenen köylü, ağa yerine Cumhuriyeti otorite bilecekti.

           Feodal unsurların halk üzerindeki etkisinin kırılmasına yönelik 19 Haziran 1927 tarih ve 1097 sayılı “Bazı Şahsın, Doğu Bölgesinden, Batı İllerine Nakillerine Dair Yasa” çıkarılmıştır. Bu yasanın öncelikli hedefi doğu bölgesindeki aşiretleri devlete bağlamak ve iskana tabi tutmaktı. 1097 nolu yasa ile tayin edilen bölge dahilinde bulunan arazinin hükümetçe lüzum görülen miktarının köylü, aşiret üyeleri, göçebe ve muhacirlere dağıtılması için “Şark Menatıkı Dahilinde Muhtaç Zürraa (Çiftçi) Tevzi Edilecek (Dağıtılacak) Araziye Dair Yasa” düzenlenmiştir.

           Çağdaşlaşmak, laikleşmek, devletin öncülüğünde sanayileşmek isteyen Cumhuriyet yönetiminin kapitalistleşmenin önündeki feodal güçlere karşı savunulmuş bir söylemdi. Kaya, Köyceğiz’de Hükümet Konağı’nın bir çiftlik ağasının tarlası içinde olduğunu örnek göstererek köylünün bir karış toprağının olmadığını, ağanın yanında çalıştığını, buna karşılık ağanın çalışmadan oturduğunu TBMM’de dile getirmiştir.

 

           14 Haziran 1934 tarihinde kabul edilen ve 21 Haziran 1934 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 2510 sayılı İskan Yasası ile aşiret reisliği, beyliği, ağalığı ve şeyhlik gibi herhangi bir belgeye ve göreneğe dayanan her türlü teşkilat ve organ kaldırılmıştır. Kaya, felsefi anlayışını “tarihte deterministiz, icraatta pragmatik maddiyetçiyiz”[1] diyerek ortaya koymuştur. “Tarihte deterministiz” açıklamasıyla, doğanın ve toplumun belli yasalar kurallar dahilinde hareket ettiğini vurgulamıştır. “Pragmatik maddiyetçilik” düşünce akımları arasında akıl yürütmek yerine sorunları günlük hayatın pratikleri içinde halletmeye öncelik vermiştir.

            Kaya’nın materyalizm anlayışında dinler, “işlerini bitirmiş, vazifeleri tükenmiş, yeniden uzviyet ve hayatiyet bulamayan müesseselerdir.”[2] Laiklik, dini memleket işlerinde etken kılmamaktı. Dinler, "vicdanlarda ve mabedlerde kalmalı, maddi hayat ve dünya işine" karışmamalıydı.

         1930’lu yıllarda Türkiye’de uygulanan devletçilik ilkesinin Sosyalizmle benzerliği tartışma konusudur. Yönetici kadrolar “acaba sosyalistlik mi yapıyoruz?” sorusunu birbirlerine sormuşlardır. Şükrü Bey, yapılanın “bir çeşit devlet sosyalistliği”[3] olduğunu açıklamıştır.

          10 Ocak 1959’da hayata gözlerini yuman Şükrü Kaya,

          İzmir'in ilk belediye başkanı,

          Menemen ayaklanmasında içişleri Bakanı,

         6 Ok’un anayasaya girmesinde,

         İskân, Topraklandırma yasalarının,

         Bazı kıyafetlerin giyilemeyeceğine dair yasanın

         Ağa, şeyh, hoca vb. lakap ve ünvanları kaldıran yasanın çıkmasında,

        Halkevleri’nin yaygınlaşmasında öncü olmuştur.



[1] TBMMZC, D.5, c.16, s.60.; Ulus, 20 Şubat 1937  

[2] Mahmut Goloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi II Tek Partili Cumhuriyet (1931-1938), Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul 2009, s.153.

[3] “Devlet Sosyalizmi” ifadesi Şükrü Kaya’da olduğu gibi Atatürk, Mahmut Esat Bozkurt, Celal Bayar gibi kadrolar arasında da kullanılmıştır. Devletçilik ilkesinin “Sovyet Şuralar Yönetimi” tarzının yerine kullanıldığı da görülmektedir. Bu konuda bkz. Rasih Nuri İleri, Atatürk ve Komünizm, Anadolu Yayınları, İstanbul, 1970, s.29-30.; Cahit Talas, Ekonomik Sistemler, S. Yayınları, 4. Baskı, Ankara, 1980, s.361. s.334.; Mahmut Esat Bozkurt,  Atatürk İhtilali I-II, 3. Baskı, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2008, s.197-198. , 203-206. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
MATEMATİK BİLİM VE SANAT HER YERDE
MATEMATİK BİLİM VE SANAT HER YERDE
Eğitim-İş’ten Güzeloba tepkisi
Eğitim-İş’ten Güzeloba tepkisi