Mustafa SOLAK Davutoğlu’nun Tunceli Ziyareti
Davutoğlu’nun Tunceli Ziyareti
Mustafa SOLAK

Davutoğlu’nun Tunceli Ziyareti

Davutoğlu’nun Tunceli Ziyareti

 

       Tunceli’yi ziyaret neden Davutoğlu Alevileri bugüne kadarki ortak talepleri hakkında bir şey söylemedi. Önemsiz denilecek vaatleri ise şunlar:

ü  Eski kışlanın müzeye dönüştürülüp adı Dersim Müzesi olacak,

ü  Tunceli Üniversitesi’nin adı Munzur Üniversitesi diye değiştirilecek.

ü  Ziyaret ettiği bütün yerlerin yolları yapılacak.

 

      Cemevleri’yle ilgili talepleri Alevi kanaat önderleriyle konuşacağını söyleyen Davutoğlu sanki bugüne kadar görüşmemiş, defalarca Alevi açılımına girişmemiş ve taleplerini dikkate alacakmış gibi toplumu saf sayıyor. Hâlbuki Alevilerin ortak talepleri belli:

1. Eşit yurttaşlık, ötekileştirmeye son verilmesi. 
2. Cemevleri’nin yasal statüye kavuşturulması ve diğer ibadethanelerin yararlandığı tüm haklardan yararlanması. 
3. Özerk bir Diyanet oluşturulması. 
4. Zorunlu din derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılması. 
5. Alevi köylerine cami yapılması ve imam atamalarının durdurulması. 
6. Alevilerin kutsal saydığı mekânlara saygı gösterilmesi, bu bağlamda baraj, taşocağı, yol gibi kamu hizmetlerinin yapımında bu yerlerin hasar görmemesi için gerekli hassasiyetin gösterilmesi. 

 

        Bu  başlıklar içi bir şey söylemeyen Davutoğlu Din kültürü ve Ahlak derslerinde “Alevi vatandaşlarımıza dönük herhangi bir tahkir gibi bir tek cümle dahi olsa bunu hepimize yapılmış kabul ederiz” diyerek düzeltme yoluna gideceğini de belirtmiş. Din kültürü ve Ahlak derslerinde Aleviliğe yönelik çarpıtmalar ve Sünni bir anlayışla yorumlamalar devam ediyor. Bir kaç örnek vermek gerekirse:

  • 7. Sınıf ders kitabının “İslam Düşüncesinde Yorumlar” başlıklı ünitesinde Alevilik; “Tasavvufi Yorumlar” başlığı altında Sünni tarikatlar olan; Kadirilik ve Nakşibendilik ile birlikte ele alınmış ve böylece Alevilik bir tarikat konumuna indirgenmiştir. Burada Alevilik, dört Sünni mezhepten daha düşük düzeyde ele alınmıştır.
  • Aynı ders kitabında  “Semah, okunan ilahiler eşliğinde” ifadesi var.  Hâlbuki Semah deyiş, duvaz ve nefesler eşliğinde yapılır. Hiçbir semahta ilahi okunmaz.
  • Musahiplik şöyle tanımlanıyor:  “Musahiplik, evli olan iki kişinin dedeleriyle birlikte dedenin huzurunda kurban keserek hayat “yol kardeşi” olmaya söz vermesine denir.” “Musahiplik, evli olan iki kişi” derken kadınlar dışlanmış oluyor.

 

         Davutoğlu Alevilerin talepleriyle ilgili bir şey söylemediği gibi Cumhuriyet’in kurucu kadrolarına olan hıncını da ortaya koyuyor ve Alevileri de Cumhuriyet’e tavır almalarını salık veriyor. Örneğin Davutoğlu “İskilipli Atıf Hoca ile Seyit Rıza’nın idama yürüyüşlerindeki temel ortaklık, devletin resmi ideolojisinden farklı düşünmekti” diyerek Seyit Rıza üzerindenCumhuriyet’e karşı çıkan İskilipli Atıf Hoca’yı da aklamaya çalışıyor. Anlaşılıyor ki yakınbirzamanda İskilipli Atıf Hoca’ya da itibarı iade edilecek. Seyit Rıza ise köylü üzerindeegemenlik kuranbir feodal. İskilipli Atıf Hoca ile Seyit Rıza’nın ortaklaştıkları nokta ise biri Sünni, diğeri Alevi olmasına karşın ortaçağ düzenini savunmaları.

        Davutoğlu madem Seyit Rıza üzerinden ne kadar Dersimseverci olduğunu göstermeye çalışıyorsa neden, işsizlik yüzünden başka şehirlere göç edilmesini engellemek için Tunceli’ye ekonomik yatırım yapmıyor? Acaba savundukları patron sınıfın Tunceli’de yatırım yapılmasını karlı bulmamasından olabilir mi? Madem bu kadar Alevileri seviyor neden Tunceli’de HES projeleri ve altın arama girişimleriyle doğaya zarar veriyor? Madem özür dilemeyi çok seviyor da neden Alevilerin topluca katledilmesini ve Alevi kadınlarına tecavüz edilmesini onaylayan Ebussuud’u övmek yerine özür dilemiyor? Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta yaşananlardan dolayı neden özür dilemiyor da aksine  Sivas katliamının sorumlularının avukatlarını vekil yapıyorlar? Cemevleri’ni ucube olarak nitelendirmekten hangi sebeple özür dilemezler?

Nedeni Sünni İslam anlayışı olmasın!

       Davutoğlu “biz şunu diyoruz, bundan sonra devletin resmi ideolojisi olmayacak” söylemine ise ilkokul öğrencileri olmasa ile lise öğrencileri gülüyordur. Çünkü ideolojisiz bir devlet yoktur. Devlet günümüzde iki ana sınıf ola sermayedar ve işçi sınıfının yönetim aygıtıdır. Dolayısıyla devleti yöneten sınıf sermaye kesimi ideolojisi kapitalizmi veya işçi sınıfının ideolojisi sosyalizmi uygular. AKP, Sünni muhafazakar bir parti olarak emperyalizmle işbirliği halindeki gerici sermaye sınıfının ideolojisini sürdürmektedir. Bu bakımdan AKP de işçi, köylü, memur,  Sünni İslam dışındaki kesimler üzerinde de baskı aygıtlarını ( biber gazı, polis, toma) uygulamaktan çekinmemiştir.

         Herkesi kendi inancına benzetmeye çalışan AKP’nin amacı Alevilerin, Kürtlerin hassasiyetleri üzeriden Cumhuriyet’i, Atatürk’ü karalamak ve yaratmak istedikleri Yeni Türkiye’nin önündeki Alevi direncini kırmaktır.

 

Mustafa Solak

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ İSTİYORUZ!
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ İSTİYORUZ!
Dilek FAZLIOĞLU; “Körfez Fen Lisesi’ne yazık etmeyin”
Dilek FAZLIOĞLU; “Körfez Fen Lisesi’ne yazık etmeyin”