Mustafa SOLAK 24 Kasım’da Eğitim ve Öğretmenler
24 Kasım’da Eğitim ve Öğretmenler
Mustafa SOLAK

24 Kasım’da Eğitim ve Öğretmenler

Milli Eğitim Teşkilatını düzenleyen mevzuattan Atatürk’ü tamamen silinmiş, ulusal bayramların kutlanması yasaklanmış, ders kitaplarının Atatürk İlke ve İnkılaplarına uygunluk koşulu kaldırılmıştır. Hatta MEB, Atatürk’ün ebediyete intikalinin 76. Yıldönümünde sitesinde anma yazısına yer vermemiştir. Gericilik, ülkenin emperyalizme bağımlı hale getirilmesinin, emeğin köleleştirilmesinin, talan ekonomisinin halkımıza kabul ettirilmesinin bir aracı olarak devreye giriyor.

        Eğitimde son bir kaç yılda olanları şu şekilde sıralayabiliriz:

1) Dine dayalı eğitim: İstanbul Beylikdüzü’nde bir okul, 2014-2015 eğitim öğretim yılına bir öğrencinin Kuran’ı Kerim okumasıyla başladı.

         Diyanet İşleri Başkanlığı, valiliklere talimat göndererek “cami ve gençlik” teması ekseninde etkinlikler düzenlenmesini ve “camiler ve din görevlileri” programı kapsamında Aile ve Dini Rehberlik Bürosunun öğrenci yurtlarında etkinlikler yapmasını istedi.

        6’ıncı sınıf fen ve teknoloji kitabından insan üreme organlarını anlatan resimler çıkarılıyor!

        Din dersi hocaları tüm okullarda din laboratuvarının açılmasını istiyor!

        AKP iktidara geldiğinde 440 imam hatip okulunda 64 bin öğrenci okuyordu. 4+4+4 yasası ve okulların imam hatibe dönüşmesi sonrasında ise, imam hatip sayısı 2.638’e ve öğrenci sayısı da 983 bine çıktı.

        Prof. Rennan Pekünlü 2011 yılında yasa gereği kullanımı yasak olmasına, henüz serbest bırakılmamasına rağmen YÖK tarafından fiili olarak yaratılan üniversitelerde türban serbestliğine karşı tutanak tutarak direndiği için cezalandırılmıştır.

        Ankara Yenimahalle Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde ise bir sınıfta saat 09.05’te öğrencilerin bir kısmı saygı duruşuna geçerken, bir kısmı tekbir getirmeye başlamıştır. O sırada ders işleyen Kimya öğretmeni, tekbir getiren öğrencilere hiçbir tepkide bulunmazken, saygı duruşunda bulunan öğrencilere yerlerine oturmalarını söylemiştir.

        2) Türban: Üniversitelerde türban serbestliği söz konusuyken türbanın kamuya, orta öğrenime ve yargıya girmeyeceği garantisi iktidar tarafından veriliyordu. "Bizim kamu kurumlarına veya ortaöğretime dönük bir çalışmamız yoktur, böyle bir niyetimiz de yoktur" diyen AKP’liler önce kamuda, sonra orta ve ilköğretimde, şimdi ise yargıda serbestlik tanındı. Aynı AKP şimdi türbanı ilkokula kadar indirdi. Gericiliğin bir durağı olduğunu varsayanlar, “AKP’nin elinden koz aldıklarını” düşünenler fena halde yanıldı.

          Şaibeli bir malvarlığı olan Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) tarafından İstanbul’da kurulacak olan “İbn-i Haldun Üniversitesi”. İkincisi de bir devlet üniversitesi görünümünde olan ama yapılandırması AKP’ye bağımlı “Türkiye Uluslararası İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi”.

       Memur-Sen genel başkanı Ahmet Gündoğdu, Memur-Sen’in gençlik teşkilatı Genç Memur-Sen’le, çağın insanı, Kur’an’ın Müslümanı gençler yetiştireceğiz. Hem büyük Türkiye’yi hem de kadim medeniyeti birlikte inşa edeceğiz” diyor.

         3) Piyasacı eğitim: “Dershaneleri kapatacağız. Bu kurumlar haksızlığa yol açıyor’’ diyen AKP, dershanelerden özel okula dönüşenlere teşvik vererek, devlet okullarında okuyan öğrencilere vermediği desteği, özel okullara gidecek öğrencilere vererek daha büyük haksızlığa yol açmıştır. TEOG sınavı ile 135.000 öğrenci tercih işlemi yapmadığı için MEB ya imam yada özel okula yönlendirmiş ayrıca u okulları dışında açık liseye yönlendirmiştir. Şişli Yunus Emre İmam Hatip Lisesi'nde okutmak istemediğini ve başka bir yere naklini aldırmayı talep ettiğini okul müdürüne ileten aileye “okuturlarsa okutsunlar, okutmazlarsa açık liseden devam etsinler” yanıtı verdi.

        Hatta ileriki süreçte var olan devlet okullarının özel şahıslara veya kurumlara 10 yıllığına kiraya verilebilmesinin önü “dershane kapatma yasası” adı altında kanunlaştırıldı.

         4) Karma eğitime son: Hükümet Eğitim Bir Sen gibi sendikalarla beraber karma eğitime son vermeyi amaçlayan tartışmayı başlatmıştır. Karma eğitimin son bulmasını Eğitim Bir Sen “kız ve erkeklerin birbirinin dikkatine dağıtarak derse kendilerini veremeyecekleri”, “bazı bölgelerde kızların örf-adet gereği karma okullara yollanmak istenmediği” gerekçeleriyle savunuyor.

     İstanbul’da Akşemsettin İmam Hatip Lisesi’nde karma eğitime son verilerek erkek ve kız öğrencilerin ayrı saatlerde eğitim görmesi uygulamasına geçiliyor.

4) Alevilik ve Bektaşilik ile ilgili konular: Alevilik ve Bektaşiliğe ilişkin müfredatta yazılanlar Sünniliğin Alevilik ve Bektaşiliğe dair yorum ve algılama biçimidir. 7. Sınıf ders kitabının “İslam Düşüncesinde Yorumlar” başlıklı ünitesinde Alevilik; “Tasavvufi Yorumlar” başlığı altında Sünni tarikatlar olan; Kadirilik ve Nakşibendilik ile birlikte ele alınmış ve böylece Alevilik bir tarikat konumuna indirgenmiştir. Burada Alevilik, dört Sünni mezhepten daha düşük düzeyde ele alınmıştır.

     10. Sınıf ders kitabında yer alan “Hz. Ali’nin Örnek Şahsiyeti ve İbadetin Önemine Dair Sözleri” bölümündeki Hz. Ali, “661 yılında vefat etti. Cenaze namazını oğlu Hasan kıldırdı” şeklindeki sözlerin Hz. Ali üzerinden Alevilere namaz telkini yapıyor.

   Alevilik ayrıca Alevilerin inancını dışında anlatılarak çarpıtılmaktadır. İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 7. Sınıf “Semah, okunan ilahiler eşliğinde” ifadesi var ama haluk Semah deyiş, duvaz ve nefesler eşliğinde yapılır.

      “Musahiplik, evli olan iki kişinin dedeleriyle birlikte dedenin huzurunda kurban keserek hayat “yol kardeşi” olmaya söz vermesine denir.”“Musahiplik, evli olan iki kişi” derken kadınlar dışlanmış oluyor. Böylesine cinsiyetçi bir yaklaşım başta bir kere sorunludur.

Öğretmenlerin Sorunları

           10 Haziran 2014 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren "Milli Eğitim Bakanlığı’na Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmesine İlişkin Yönetmelik"e göre 4 yıllık görev sürelerini dolduran okul ve kurum yöneticileri 100 puan üzerinden değerlendirmeye tabi tutulmuş; yapılan değerlendirmede 75 puan ve üzerinde puan alanların görevlendirmeleri uzatılmış, bu puanın altında kalanların ise yöneticilik görevleri sona erdirilmiştir. Birçok yöneticiye, yandaş olmadıkları için 75 puanın altında puan verilerek görevleri sonlandırılmıştır. İstanbul’da mülakat komisyonundaki 25 üyenin 24’ü yandaş sendika üyesidir.

          Öğretmenleri sıkıntılarından biri de rotasyona ilişkindir. 8 yıl aynı okulda çalışmış tüm öğretmenlere il içinde rotasyon, eşi özel sektörde çalışanlar için, 3 yıl kesintisiz sigorta primi yatmış olma şartı, eşlerin ihtiyaç olan yerde, Bakanlık insiyatifi doğrultusunda bir araya getirilmesi öngörülüyor. Bir öğretmenin bir öğretmenle veya MEB’de çalışan diğer bir eğitim çalışanı ile evli olması durumunda, aile bütünlüğünü sağlayacak yerin, MEB tarafından ihtiyaç duyulan yer olarak belirlenmesidir.

          Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde, okul müdürlüğü için mülakata girecek öğretmenler Eğitim-Bir-Sen Birecik Temsilcilik başkanınca “ulusalcı”, “Alevi militan”, gibi ifadelerle fişlenmiştir.

          Eğitim-İş’in 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle, 33 ilde 1004 öğretmenle görüşerek yaptığı araştırmanın bazı sonuçları şöyledir:

  1. Öğretmenlerin % 55’i kendine ait evi olduğunu, % 45’i ise kendine ait bir evi olmadığını belirtmiştir.
  2. Öğretmenlerin % 57’si kendine ait arabası olduğunu, % 43’ü ise kendine ait bir arabası olmadığını belirtmiştir.
  3. Öğretmenlerin % 53’ü kirada oturduğunu belirtmiştir.
  4. Öğretmenlerin % 29’u ek iş yaptığını belirtmiştir.
  5. Öğretmenlerin % 41’i esnafa borcu olduğunu belirtmiştir.
  6. Öğretmenlerin % 39’u şahıslara nakit borcu olduğunu belirtmiştir.
  7. Öğretmenlerin % 79’u herhangi bir bankaya borcu olduğunu belirtmiştir.
  8. Öğretmenlerin % 81’i kredi kartı borcu olduğunu belirtmiştir.
  9. Öğretmenlerin % 40’ı annesinden, babasından ya da arkadaşlarından maddi destek aldığını belirtmiştir.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ İSTİYORUZ!
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ İSTİYORUZ!
Dilek FAZLIOĞLU; “Körfez Fen Lisesi’ne yazık etmeyin”
Dilek FAZLIOĞLU; “Körfez Fen Lisesi’ne yazık etmeyin”