Mustafa SOLAK ATATÜRK BEKLEMEK
ATATÜRK BEKLEMEK
Mustafa SOLAK

ATATÜRK BEKLEMEK

       AKP kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırarak tüm yetkileri tek partide toplamaya çalışan şeriatçı, piyasacı bir partidir. “100 yıllık parantezi kapatma” hedefiyle ilerlemekte, gitmeyi düşünmemektedir.

      AKP Türkiye’sinde bakan çocukları “gemicik”ler alırken, emekçiye düşen pay, rezidanslarda, yerin yüzlerce metre altında ölmek, yeşilin betona döndüğü havasız ortamlarda yaşamak, taşeron sisteminin kölesi olmaktır.

        Yukarıda anlatılanlar konusunda hepimiz aynı kanıdaysak çözümümüz nedir?

         AKP karşısında verilen mücadelenin yetersizliğinden dem vuranlar çözümü “yeni bir Atatürk’ün gelmesi”nde aramaktadır.

Peki “Atatürk beklemek” gerçekçi midir?

         Biri karşınıza çıksa ve “aradığınız Atatürk benim” derse hemen “buyur başımıza geç, biz de peşinden yürüyelim” mi dersiniz? Yoksa “Atatürk’ün hangi özelliklerini taşıyorsun” mu dersiniz?

         “İşte beklediğimiz Atatürk bu” mu dersiniz? Yoksa “Atatürk olmak için hangi toplumsal mücadeleleri verdin” mi diye sorgularsınız?

          Söylemeye çalıştığımız şey, kişinin dürüst, onurlu, çalışkan olup olmaması değil bugüne kadar siyasal, toplumsal mücadelelerin içinde kendini kanıtlamasıdır. Dolayısıyla bir anda önünüze çıkan ve “her soruna deva bir Atatürk” beklentisi gerçekçi değildir.

         Böyle bir Atatürk bulsanız bile bu sefer “bu işi kimlerle, hangi kadroyla yapacaksın” diye sormaya başlarsınız. Çokça duyduğumuz “kendisi iyi ama çevresi kötü” söyleminin boşa çıkması da her yerleşim yerinde çalışkan kadroların varlığına bağlıdır.

       “Bir gün Atatürk gelecek” anlayışı hem kişiyi pasif konumda tutarak beklemede kalmasına neden olmaktadır. Diğer olumsuzluğu ise beklediği Atatürk gelmekte gecikince, çözümü emperyalizme havale etmekte ve “ABD bu sefer AKP’den vazgeçecek” havasına girmektedir. ABD, AKP’den vazgeçtiğinde devrimcilere mi iktidarı verecek! Ayrıca hangi bağımsızlık vardır ki yabancıların ihsanıyla sağlansın?

         Doğrusu, 10 Kasım’larda Mehdi bekler gibi Atatürk beklemek değil, Atatürk olmaktır. Herkes Atatürk gibi olmaya başladığında, bu Atatürkler biraraya gelerek emperyalizm ve gericilik karşısında kendi kadrolarını oluşturarak örgütlenecektir.

         Atatürk gibi Harbiye Mektebi’nden beri teşkilatlı olmalı, Atatürk gibi halkı kongrelerde, mitinglerde örgütlemeli ve her şeyden önce AKP’yi indirecek, bağımsızlık, laiklik, kamuculuk etrafında şekillenen bir programa sahip olmalıyız.

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ İSTİYORUZ!
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ İSTİYORUZ!
Dilek FAZLIOĞLU; “Körfez Fen Lisesi’ne yazık etmeyin”
Dilek FAZLIOĞLU; “Körfez Fen Lisesi’ne yazık etmeyin”