Uğur Mumcu’dan Kalan Miras: Kemalizm ve Sosyalizm Birlikteliği
Mustafa SOLAK

Uğur Mumcu’dan Kalan Miras: Kemalizm ve Sosyalizm Birlikteliği

24 Ocak 1993 tarihinde katledilen aydınımız ayrılan Uğur Mumcu sosyal adaletin yolunun tam bağımsızlıktan, tam bağımsızlığı sağlayacak olanların da sosyalizmi benimseyenler eliyle olacağını şu cümleleriyle vurgular: “Atatürk'ün özlediği tam bağımsız Türkiye, ancak bağımsızlığa inanmış sosyalistlerin eli ile kurulur.” Uğur Mumcu kendine “Atatürkçüyüm” derken bir yandan da sosyalist eğilimli olduğunu ve işçi sınıfı iktidarını savunduğunu 1984 yılında BBC Türkçe’deki radyo programında belirtir: “Ben sosyalist eğilimliyim, işçi sınıfının, emekçi sınıf ve tabakaların demokratik yollarla iktidara gelmesini istiyorum. Bu görüşümden hiç ama hiç vazgeçmedim.” Yine bir başka yerde sosyalizme dar şunları söyler: “Emeği ile yaşayanların devlet yönetiminde söz sahibi olacakları bir düzeni savunuyorum. Kurtuluş Savaşı’mızın anti-emperyalist bilincinden kaynaklanan Kemalist Devrimi ve emekçi halkımızın nasırlı elleriyle kuracağı bağımsız Türk Sosyalizmi’ni savunuyorum, var mı bir diyeceğiniz?” Mumcu Kemalizm ile Sosyalizmin farkını bilenlerdir. Fakat bu farklılığa rağmen Kemalizm ile Sosyalizmin bağımsızlık, laiklik, emekten yana olma gibi yönlerden aynı hedeflerde buluştuklarına inanır. Hatta Mumcu’ya göre “Kemalizm ile sosyalizm arasında aşılmaz ‘Çin Seddi’ yoktur.” Kemalizm–Sosyalizm farkını ve birlikteliğini şu sözleriyle açıklar: “Elbette Kemalizm ile Sosyalizm aynı şeyler değil. Fakat aynı denizlere akan nehirler gibidir Kemalizm ve Sosyalizm, bizim anladığımız bağımsız sosyalizm. Niçin? Elbette Kemalizmi kendi koşulları içinde değerlendiriyoruz. Kurtuluş Savaşı işçi sınıfı öncülüğünde yapılmış bir savaş değil; asker-sivil aydınlar öncülüğünde yapılmış ve halk tarafından desteklenmiş, örgütlenmiş bir savaş. Öyleyse, Kemalist devrimlerden bir sosyalist devlet modeli çıkarmak mümkün değil. "Kemalizm eşittir sosyalizm" diye tanımlamak da mümkün değil. Burada anlaşıyoruz. Fakat Kemalizmin koyduğu anti-emperyalist ilkelerle bugün bağımsız Türk sosyalizminin savunduğu görüşler arasında tam bir özdeşlik vardır. ” Mumcu kimi aydınlar gibi Mustafa Kemal’e sahip çıkmakla beraber ittihat terakkiye şüpheyle bakmayarak geçmişten günümüze ilerici akımlar arasında bağlantı kurar: “Geriye doğru Türk tarihine bakarak düşünüyorum; 1908'lerde yaşasaydım ve kolağası olsaydım, Hareket Ordusu'na katılırdım. 1919'larda yaşasaydım Mustafa Kemal'in yanında Kuvvayı Milliyeci olarak yer alırdım. Ve tarihe böyle sıcak duygularla bakarsak, İttihatçılar bugün yaşasalardı bizlerle beraber olurlardı, Kuvvayı Milliyeciler yaşasalardı yine bizlerle beraber olurlardı diyorum. Böyle düşünüyorum. Yani İttihatçı bugün yaşasaydı çağdaş, bağımsız, demokratik, sosyalist olurdu; Kuvvayı Milliyeci yaşasaydı, çağdaş, bağımsız, demokratik, sosyalist olurdu. Ben tarihsel kökene böyle bakıyorum; yoksa Kuvvayı Milliyeciler geldiği zaman, elbette boyunlarında fişekler, başlarında kalpaklarla gelmeyecekler, çağdaş düşüncelerle gelecekler, İttihatçılar da Bab-ı Ali baskınlarıyla gelmeyecekler. Neyle gelecekler? Bağımsız, çağdaş, demokratik toplum özlemleriyle gelecekler.” Mumcu’nun da vurguladığı gibi çağdaş toplum kurma hedefindeki Kemalistler ve Sosyalistlerin elbirliği yapması ve gerici, emperyalist işbirlikçisi iktidar karşısında ittifak yapması hayatidir. Bugün bunun somut uygulaması Cumhuriyet ve bağımsızlık kaygısıyla toplanan kitle ile “emek” eksenli hareket ile birleştirilmesidir. Muğla işçisinin emek kaygısı aslında Cumhuriyetçi, Atatürkçü kitlelerin bağımsızlık kaygısına kapı aralar. Çünkü emekçinin özelleştirmelere karşı verdiği mücadele aynı zamanda vatanın ekonomik değerlerinin savunulmasıdır. Fabrikalarının, işyerlerinin kapatılmasına karşı mücadele işçinin emeğine sahip çıkmasının yanında çayı, pancarı, tütünü yetiştiren köylünün, işlenmiş ürünü satan esnafın haklarını da savunmaktadır. Emekçi sınıf bu sebeple kendisiyle birlikte vatanı ve diğer emekçi kesimleri de savunmuş olur. Nitekim, 24 Ocak’ta Ankara’ya çıkartma yapan emekçilerin yanında Kemalistlerin de olması hükümeti indirecek en büyük kuvveti göstermesi bakımından anlamlıdır.
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2019 Ocak Ayı Memurların Zamlı Maaş Bordroları Yayımlandı
2019 Ocak Ayı Memurların Zamlı Maaş Bordroları Yayımlandı
KAR TATİLİ NEDENİYLE TATİL OLAN GÜNLERDE İYEP KURSU EK DERS ÜCRETLERİ ÖDENECEK
KAR TATİLİ NEDENİYLE TATİL OLAN GÜNLERDE İYEP KURSU EK DERS ÜCRETLERİ ÖDENECEK