ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ VE SORUNLARI

Bu yıl eğitim sistemimizde ilk kez uygulanacak olan birinci ara tatil 18 Kasımda başladı. Adı çalışma takviminde ara tatil olarak geçmiş olsa da Milli Eğitim Bakanlığı son yaptığı açıklamalarla ara tatili, öğretimi yaşama dönüştürme dönemi olarak tanımlamaktadır. Öğretmenler açısından da 24 Kasım Öğretmenler gününün ara tatil dönemine denk gelmesi önemlidir.

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ VE SORUNLARI
ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ VE SORUNLARI Admin


Cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze öğretmenlik mesleğinin önemine ilişkin değerlendirmelere değineceğim yazımda öncelikle; öğrenciler açısından bu yıl ilk uygulama olan ara tatile ilişkin kısa bir değerlendirme yapmakta yarar görüyorum. Yazının girişinde de ifade ettiğim gibi, Milli Eğitim Bakanlığı çalışma takviminde, 18-22 Kasım tarihlerini ara tatil olarak göstermiştir. Ara tatil ile ilgili toplumun farklı kesimlerinde farklı tepkiler gelmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı ise ara tatil ile ilgili yapılan açıklamalarda; ara tatilin tatil olmaktan çok öğrenciler için öğrenilenleri yaşama dönüştürme etkinlikleri dönemi olarak ifade edilmektedir. Hatta ara tatilde yapılan etkinlikler ile ilgili duyuru ve eğitim portalı kamuoyu ile paylaşıldı. Ara tatil ile ilgili kafalar karışık. Ara tatil, tatil mi değil mi? Tatil ile ilgili algılar öncelikle doğru oluşturulmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığının tatil ile ilgili kamuoyu ile paylaştığı etkinliklerin tüm tatillerde yapılması gerekiyor. Tatil sadece okula gitmemek olarak algılanıyorsa, bu algının düzeltilmesi gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığının kamuoyuna duyurduğu etkinliklerin yarıyıl tatilinde ve yaz tatilinde de olması gerekmez mi? Ara tatil doğru bir uygulama mı değil mi? Uygulama sonuçları gösterecektir.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da öğretmenler günü yaklaşırken öğretmenlik mesleğine ilişkin duygu içerikli söylemeler ardı ardına gelmeye başladı. Peki, eğitim sisteminin en önemli unsuru olan öğretmenlik mesleğinin önemini ve değerini yeterince kavramış mıyız? Öğretmenlerimize hak edilen değer veriliyor mu?

Öğretmenlik mesleği insanlık tarihi kadar eski bir meslektir. Tarih öncesi dönemlerde yaşayan kabilelerde sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamın sonraki kuşaklara aktarımı bir iş olarak yapılmıştır. Öğretmenlik mesleği gerçek anlamda Fransız Devriminden sonra profesyonel bir meslek haline gelmiştir. Ülkemizde Anadolu Selçuklu Devleti ve Osmanlı Devleti zamanlarından 1848 yılına kadar, öğretmenlerin görevini medreselerden yetişen, özel öğretmenlik mesleğine sahip olmayan kişiler tarafından yerine getiriliyordu. Ülkemizde ilk defa öğretmen okulu 1848 yılında İstanbul’da açılmıştır. Cumhuriyet yönetiminin ilk yıllarında öğretmenliği bir meslek haline getirmek için yasal bir çaba harcanmış, 13 Mart 1924 tarihli Orta Tedrisat Kanununun 1. maddesine göre, muallimlik devleti umumi hizmetlerinden talim ve terbiye vazifesini üzerine alan, müstakil sınıf ve derecelere ayrılan bir meslek olarak kabul edilmiştir.

Büyük Atatürk, Kurtuluş Savaşı sırasında ve Cumhuriyet kurulduktan sonra, öğretmenler ve öğretmenlik mesleği için;

“Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.”

“Öğretmenler, ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için ya1nız zemin hazırladı. Gerçek zaferi siz kazanacak ve siz koruyacaksınız ve mutlaka başarıya ulaşacaksınız. Ben ve sarsılmaz inançla bütün arkadaşlarım sizi izleyeceğiz ve sizin karşılaşacağınız engelleri kıracağız.”

“Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.”

“Gelecek gençlerin, gençler ise öğretmenlerin eseridir.”

“Öğretmen, geçmişin öğreticisi, geleceğin kurucusudur.”

“Toplumların uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.”

“Geleceğin güvencesi eğitime, eğitim ise öğretmene dayalıdır.”  Sözlerini eğitimde önemli bir parola olarak ele alınmalı ve eğitime bu perspektiften bakılmalıdır.

 

Büyük Atatürk’ün yukarda sıraladığımız sözlerinden de anlaşılacağı gibi öğretmenlere büyük görevler ve sorumluklar verilmiştir. Bu sorumlulukların en önemlisi Türkiye Cumhuriyetini geleceğe taşıyacak nesilleri yetiştirmektir. Bu nedenle, Cumhuriyetin ilk yıllarında görev alan Milli Eğitim Bakanları, öğretmenlere ve öğretmenlik mesleğine çok önem vermişlerdir.  Öğretmenlik mesleği Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati döneminde doruk noktasına ulaşmıştır. Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati, öğretmenlerle içten bir iletişim içindeydi.  Öğretmenlerin atamalarını valilere bildirirken; ‘’Sayın Vali, İlinize öğretmen atadım karşılayınız’’ resmi yazısıyla öğretmenleri protokol ile karşılanmasını isteyen ve protokolde en ön sırada yer vermesini isteyen Milli Eğitim Bakanı… Mustafa Necati döneminde bir öğretmenin yaşadığı örnek şöyle özetlenebilir: “Bir bucak müdürü, köylülere yaptığı baskıya dayanamayarak kendisine karşı çıkan öğretmenden kaymakama yakınır. Durum valiliğe, oradan da İçişleri Bakanlığı’na iletilir. Dosyayı inceleyen Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati, İçişleri Bakanlığı’na “Valiniz bir daha böyle haksız davranırsa, onu valilikten almanızı rica ederim” diye yazar; öğretmene de yazısının bir örneğini gönderir.”

 

Bir ülkenin gelişmesinin temelini eğitim oluşturmaktadır. Dünyada eğitim sorununu çözen ülkeleri, her açıdan dünyanın en gelişmiş ülkeleri olarak görmek mümkündür. Eğitim sistemini etkileyen birçok unsur arasında en önemli unsur, öğretmendir. Günümüz bilgi teknolojisi çağında bilgi gücünü elinde bulunduran ve dünyaya pazarlayan ülkelerin eğitim sistemleri incelendiğinde; güçlü eğitim sistemlerinin arka planında, güçlü öğretmenlik rollerinin olduğu görülmektedir. Yapay zekânın konuşulduğu günümüzde, yapay zekânın arka planında, güçlü bir eğitim sistemi ve eğitim sisteminin güçlü öğretmenlik rolleri olduğunu unutmamak gerekir. Unutulmamalıdır ki, bilim adamlarını, hekimleri, siyasetçiği, mimarı, memuru, işçiği yetiştiren, geleceğe hazırlayanlar öğretmenlerdir. Ülkelerin gelecekleri olan genç kuşaklar,  öğretmenlerin ellerinde şekillenir. Bu nedenle, öğretmenler geleceğin mimarlarıdır. Öğretmenler ne kadar iyi yetiştirilirse, ne kadar çalışma koşulları iyi hale getirilirse eğitimin kalitesi de o kadar artacaktır.

Bilgi gücünün elinde bulunduran ülkelerin küresel yarışta övünerek sundukları yapay zekânın eğitimdeki rolünü konuştuğumuz günümüzde, eğitim sisteminin en temel rolünü oluşturan öğretmenlik mesleği ve öğretmen rollerine nedense hiç değinilmemektedir. Ancak bilinen bir gerçek var ki; bilgi teknolojilerini üreten eğitim sistemlerinin arka planında güçlü eğitim sistemleri ve bu sistemlerin omurgasını oluşturan öğretmenlik mesleği vardır.  Günümüz bilgi toplumunda eğitimin rolü daha da önem kazanmıştır. Ülkelerin gelişmesinin temelini eğitim sistemi ve onun omurgasını öğretmenler oluşturduğuna göre, öğretmenlerin sorunlarına duyarsız kalınmamalıdır. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki, ülkemizde öğretmenlerin en önemli sorunları ekonomik temellere dayanmaktadır. Öğretmenlerin ekonomik sorunları hakkında fikir vermesi açısından öğretmen maaşlarının Cumhuriyet altını olarak karşılığını sıralamakta yarar vardır.

Yıl: 1923       Maaş: 20 Cumhuriyet altını Yıl: 1975   Maaş: 9.2  Cumhuriyet  altını

Yıl: 1980       Maaş: 1.5 Cumhuriyet altını Yıl:2000   Maaş: 6.5  Cumhuriyet altını

Yıl: 2005       Maaş: 9 Cumhuriyet altını Yıl: 2012  Maaş: 2.8 Cumhuriyet altını

Yıl: 2018       Maaş: 2.4  Cumhuriyet altını

 

Öğretmenlere her dönemde farklı farklı vaatlerde bulunulmuştur. Ancak üzülerek belirtmek gerekir ki, tarihsel süreç içerisinde öğretmenlik mesleği hak edilen değerinden uzaklaşmaktadır. Bugünde öğretmenler, öğretmenlik meslek kanunu, 3600 ek gösterge gibi ekonomik iyileştirme getiren bir takım düzenlemeler beklemektedirler. Sayısı bir milyonu aşan öğretmenlerin ücretlerinde yapılacak düzenlemenin bütçeye büyük yük getirileceği ifade edilmektedir. Bir ülkenin kalkınmışlığının temelini eğitim ve eğitimin de omurgasını öğretmenler oluşturacaksa; en yüksek maaşı öğretmenlerin alması gerekmez mi? Öğretmenlerin özlük haklarındaki iyileştirmeler, eğitime ve üretime katma değer olarak dönüleceği düşünülmez mi? Eğitim sistemi içerisinde ücretli öğretmen ve kadrolu öğretmen sorunu, atanamayan öğretmen sorunu ve özel öğretim kurumlarındaki öğretmenlerin düşük ücret dramlarını da ayrı sorun olarak görmek mümkündür.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk,  geçtiğimiz öğretmenler günü için önceden müjde vereceğini ifade etmişti. Tüm öğretmenler 3600 diye umutlanmıştı. Ancak sonrasında öğretmenlik kanunu denildi. Bu kapsamda düzenleme yapılacağı ifade edildi. Sonrasında öğretmenler odası müjdesi ve öğretmen önlükleri gibi çalışmalar kamuoyu ile paylaşıldı… Atama bekleyen öğretmenlerin ve çalışan öğretmenlerin beklentileri umarız gelecek yıllardaki öğretmenler günene ötelenmez.

Ülkemizin kalkınmasının temelini güçlü eğitim sistemi oluşturacaktır. Güçlü eğitim sistemimizin omurgasını da hak edilen değere kavuşmuş, mutlu öğretmenler meydana getirecektir. Geleceği aydınlık, yarınları umut dolu bir nesil için, “ÖNCELİĞİMİZ EĞİTİM”…

Ali Güngör

Eğitim Ajansı

öğretmen sorun
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YARIYIL TATİLİNDE SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERİN AİLE BİRLİĞİ SAĞLANMALIDIR
YARIYIL TATİLİNDE SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERİN AİLE BİRLİĞİ SAĞLANMALIDIR
Bir Öğretmeni Muhteşem Yapan Nedir: Pedagoji Bilgisi mi, Kişiliği mi?
Bir Öğretmeni Muhteşem Yapan Nedir: Pedagoji Bilgisi mi, Kişiliği mi?