ÖĞRETMEN ÜNİVERSİTELERİ KURULMALIDIR!

Eğitim sisteminde, sorunların kaynağına ve teşhisine doğru yaklaşılmadığı takdirde; sorunlara doğru çözümler üretmek de zor olacaktır. Eğitim sisteminin omurgasını, eğitim öğretim faaliyetlerini yürüten öğretmenler oluşturmaktadır.

ÖĞRETMEN ÜNİVERSİTELERİ KURULMALIDIR!
ÖĞRETMEN ÜNİVERSİTELERİ KURULMALIDIR! Admin

Eğitim sistemimizin çağın ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir düzeye getirilmesi isteniyorsa, birincil öncelik öğretmen yetiştirme süreci ve öğretmen yetiştirme politikalarının gözden geçirilmesi olmalıdır. “Her ile bir üniversite” ve “Her üniversitenin eğitim fakültesi” anlayışıyla eğitim sistemini çağın ihtiyaçlarına uygun hale getirmek ne yazık ki, zor görülmektedir. Bu yaklaşım, eğitimde belki sayısal anlamda bir büyüme göstergesi olabilir ancak, niteliksel anlamda büyümek yerine sıradanlaşma ve ihtiyaca cevap veremeyen yüksek öğretim kurumlarının sayısal çoğunluğunu ifade eder. Eğitimde nicelik sorunundan çok nitelik sorunu vardır. Sayısal anlamda eğitimde büyüme sağlanmış gibi görülse de niteliksel anlamda maalesef istenilen düzeyde olduğumuz söylenemez. Bu nedenle, öğretmen yetiştirme politikalarının ve yükseköğretimde eğitim sorunlarının yeniden gözden geçirilmesinde fayda olduğu aşikârdır.

 

Eğitim sisteminin omurgasını öğretmenler oluşturduğuna göre, bu omurgayı oluşturan yapının şekillenmesinde rol alan kurumların da istenilen nitelikte, amacına uygun faaliyet yürütmesine, dikkat edilmelidir. Öncelikle, eğitim sisteminin merkezini oluşturan bir yapının, dışarıdan algısının değişmesi gerekir.  Bu algının değişmesi elbette ki, çok kolay değildir. Öğretmenlik mesleğini “hiçbir şey olamazsan öğretmen ol” algısından kurtaracak, ekonomik ve sosyal statüye kazandırmak için yeni bir takım politikalar geliştirmek gerekmektedir. Eğitim fakültesi mezunu olmayanların öğretmen olarak atanmasının önüne geçilmesiyle,  öğretmenliğin herkesin yapabileceği bir iş gibi algılanması da önlenmiş olacaktır.

 

Öğretmen yetiştiren kurumlara öğrenci seçilirken; sadece merkezi sınavla değil, mülakat ve birtakım psikolojik testlerden geçen öğrenciler seçilmelidir. Öğretmenlik mesleğini seçen öğrenciler teşvik edilmelidir. En nitelikli öğrencilerin öğretmen olmaları için bir takım özendiriciler geliştirilmelidir.

Öğretmenlik mesleğinin algısını değiştirmenin birçok boyutu vardır. Ekonomik boyut, sosyolojik boyut, psikolojik boyut gibi birçok alanla doğrudan ilgilidir. Bunun için çok ciddi politikaların geliştirilmesi gerekmektedir. Öğretmenlik mesleğinin algısı üzerinde daha önceki yazımda ayrıntılı değerlendirme yapmıştım. Ancak, öğretmen yetiştiren kurumların yapılanması ve bu kurumlara öğrenci alınma süreci değerlendirmek istiyorum.

 

Eğitim sistemi döngüsünün merkezini oluşturan, öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumları; bilgi çağının ihtiyaçlarına cevap verebilecek ve bilgiyi yönetebilecek nitelikte donanıma sahip kurumlar olarak yapılanmalıdır. Üniversitelerdeki mevcut eğitim fakülteleri yapılaşması tamamen değiştirilmelidir. Her üniversiteye bir eğitim fakültesi anlayışından vazgeçilmedir.

 

Öğretmen yetiştiren eğitim kurumları, mevcut üniversitelerden bağımsız, sadece öğretmen yetiştiren üniversiteler olarak yapılanmalıdır. Bu üniversiteler, eğitim uygulama okulları olan, büyük üniversite kampüsleri olmalıdır. Öğretmen Üniversiteleri, her türlü bilişim ve uygulama teknolojisine sahip okullar olmalıdırlar.

 

Öğretmen Üniversiteleri, uluslararası akreditasyona ve kalite yönetim sistemini uygulayan, uluslararası eğitim standartlarında, yükseköğretim kurumları olmalıdır. Öğretmen üniversitelerinde, okul öncesinden ortaöğretim kurumlarına kadar farklı okul türlerinde uygulama okulları yer almalıdır.  Öğretmen üniversitelerinde okuyan öğrenciler, teorik dersler dışında öğretmenlik uygulamalarıyla ilgili dersleri, birinci sınıftan itibaren kademeli olarak, üniversite kampüsündeki uygulama okullarında yapmalıdırlar. Öğrenciler, uygulama okulunda bir yıl staj gördükten sonra, staj puanına göre mezun olmalıdırlar. Mezun olan öğrencilerin doğrudan öğretmen olarak ataması yapılmalıdır.  

 

Sonuç olarak, küresel yapı içerisinde, rekabet edebilir güçlü ülke olabilmek için, bilgi çağının ihtiyaçlarına göre şekillenmiş, eğitim sistemi geliştirmeliyiz. Eğitim sisteminin en önemli unsurunu oluşturan öğretmenlerin yetiştirilme süreci de güçlü eğitim sisteminin temelini oluşturacaktır. Geleceği aydınlık, yarınları umut dolu bir nesil için, “ÖNCELİĞİMİZ EĞİTİM”…

Ali Güngör

Eğitim Ajansı

ÖĞRETMEN ÜNİVERSİTELERİ
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
FAKİR BAYKURT ONUR ÖDÜLÜ ABDULLAH ÖZKUCUR VE MESUT GÜLMEZ’İN
FAKİR BAYKURT ONUR ÖDÜLÜ ABDULLAH ÖZKUCUR VE MESUT GÜLMEZ’İN
SOSYAL MEDYA ÇOCUKLARDA NARSİM VE EGOİZM SORUNLARINA YOL AÇIYOR
SOSYAL MEDYA ÇOCUKLARDA NARSİM VE EGOİZM SORUNLARINA YOL AÇIYOR