Buradan bakınca Bakanlık görünmüyor

kaçak iddaa kaçak bahis güvenilir bahis siteleri iddaa siteleri en iyi bahis siteleri illegal bahis en iyi canlı bahis siteleri casino siteleri canlı bahis siteleri ensobet üyelik bonus veren siteler

Buradan bakınca Bakanlık görünmüyor

Eğitim Uzmanı Ali Taştan'ın Milli Eğitim Bakan Yardımcısının Öğretmenlere dair yaptığı açıklamalara dair tepki yazısı

Buradan bakınca Bakanlık görünmüyor

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Safran'ın geçtiğimiz gün yaptığı konuşmasında öğretmenlere dair söylediklerine Eğitim Uzmanı Ali Taştan Mektepli Gazete sitesinde yazdığı yazısı ile tepki gösterdi.

Ali Taştan'ın o yazısı

Eğitim sistemini bir türlü düzeltemeyenler, faturayı öğretmenlere kesti. MEB Bakan Yardımcısı Mustafa Safran’ın öğretmenlere yönelik “Kuma saplanan araç gibi patinaj yapıyorlar” ifadeleri, pek de dikkat çekmedi.
Safran bununla da yetinmedi. Bir toplantıda yaptığı konuşmada, öğretmenlerin bir bölümünün iyi okullarda eğitim gördüğünü, bir bölümünün, “Biz bu işi yaparız da şöyle böyle” dediğini söyleyen Safran, 300 bin öğretmenin ise tamamen umudu kestiğini belirterek, kuma saplanan araç gibi patinaj yaptıklarını söyledi.
Yani Bakan yardımcısı 300 bin öğretmen için işe yaramıyorlar demeye getirdi. Umudu kesen 300 bin öğretmen 300.000×21=6.300.000 (yaklaşık) öğrenci ile ilgileniyor. Bakan Yardımcısının söylemiyle, ben bu işi şöyle böyle yaparım diyen, yani zoraki yapan, grupta bulunan 300 bin öğretmen ile birlikte 12 milyondan fazla öğrenci “iyi öğretmenlerden” eğitim alamıyor.
17 yıllık iktidarları döneminde 500 binden fazla öğretmen atadıkları için övünenlerin, öğretmenleri bu şekilde kategorize ederek aşağılaması kabul edilemez. Bir öğretmen olarak bunu kesinlikle kabul etmiyorum. Öğretmene verilen değer bu olmamalı.
Mustafa Kemal bir köy okuluna gider. Tek sınıflı okulda Atatürk sınıfa girince öğretmen kürsüsünü terk eder. Atatürk: Hayır öğretmenim dersinize devam ediniz, der. Eğer izin verirseniz bizde dersinizden faydalanmak isteriz, der. Ayrıca, öğretmenlere hitaben yaptığı bir konuşmada “….Toplumumuzu hakikat hedefine, mutluluk hedefine ulaştırmak için iki orduya ihtiyaç vardır: Biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu, öteki milletin geleceğini yoğuran irfan ordusu..” ifadelerini kullanır.
Şimdi, Mustafa Kemal’in öğretmenlere verdiği değer bir tarafa, Bakan Yardımcısının kategorize ettiği öğretmenler bir tarafa…
Bakan Yardımcısının yaklaşımına bakılırsa 17 yıllık siyasal iktidar irfan ordumuzu da yok etmiş durumda.
Okul yöneticiliği için Bir Eğitim Sendikasına üyelik şartı getirirseniz, atamadığınız öğretmenleri Eminönü’nde yem bekleyen kuşlara benzetirseniz, eğitim ataşeliğine dil bilmeyen kişileri atarsanız, denetim sistemini yok ederseniz, KPSS’de birinci olan öğretmenlerin atamasını yapmazsanız, iktidara geldiğinizde 70 bin olan ataması yapılmayan öğretmen sayısını 650 bine çıkarırsanız, bu öğretmenleri de asgari ücretin altında çalıştırırsanız, uydurduğunuz Fatih Projesinde kamunun parasını çöpe atarsanız, 60 aylık çocukları okula başlatıp birkaç kuşağı yok ederseniz, öğretmenleri okullara giren vakıf, dernek ve cemaat yöneticilerine EZDİRİRSENİZ, 0-4 yaş grubunda 16 bin 370 bebeği Kuran Kursuna gönderirseniz, İmam Hatipler dışındaki okullara üvey evlat muamelesi yaparsanız, köy okullarını kapatıp köyleri imamlara terk ederseniz, öğretmenlerden çok imamlara ücret verirseniz, öğretmenleri tehdit eden, döven okul müdürlerini görevde tutarsanız ne bekliyordunuz. Ümidini kesmesin mi öğretmenler? Sayın Bakan Yardımcısı bırakın öğretmenleri gençler ümidini kesti. Atanamadığı için intihar eden öğretmenlerden haberiniz var mı?
Bir hayali STK’ya Bakanlığın tüm il ve ilçelerdeki konferans salonlarını veren öğretmenler miydi? Yoksa bir Bakan Yardımcısı mıydı?
Bakan Yardımcılarından birinci sırada olan iyi eğitim almış, ikinci sırada olan, biz bu işi yaparız da şöyle böyle, üçüncü sırada olan tamamen umudu kesmiş, dördüncüsünü ise zaten olmayan bir STK’nın yöneticisi kandırarak Bakanlığın tüm konferans salonlarını kendisine bağlamış. (Neyse ki Mektepli Gazete yazdıktan sonra hatadan dönüldü)
Olmayan bir STK’nın olmayan yöneticisi tarafından kandırılarak, Bakanlığın tüm konferans salonlarını olmayan STK’ya teslim eden kişiler Bakan Yardımcısı oluyor, sayın Bakan Yardımcısı…  Önce ona baksanız, sonra öğretmenleri kategorize etseniz…
Sayın Bakan Yardımcısı, buradan baktığımızda Bakanlık kuma saplanmamış…
Maalesef görünmüyor…

Mektepli Gazete

ALİ TAŞTAN MEB MUSTAFA SAFRAN ÖĞRETMEN
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
“Atamalarda yine liyakat yok”
“Atamalarda yine liyakat yok”
 Eğitim İş Sendikası üyeleri etkinlikte bir araya geldi
Eğitim İş Sendikası üyeleri etkinlikte bir araya geldi