Yeni İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük müfredatları

Atatürk gözlerden uzaklaştırılıyor ve önemsizleştiriliyor

Yeni İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük müfredatları

MEB, 18 Temmuz’da yeni Ortaöğretim tarih dersleri öğretim programını (müfredatını) yayınladı. Henüz ders kitabını yayınlamasa da yeni programda Atatürk’e ve O’nun ilkelerine Ocak ayında yayınladığı taslaktan daha az yer verildi.

Biz taslakların Atatürk, Cumhuriyet, laiklik, milli kimlikten olabildiğince gözden uzak tutmaya, önemsizleştirmeye çalışmakla değerlendirirken yeni müfredatlar bu kaygılarımızın artmasına neden oldu. Çünkü “sadeleştirme” söylemi altında Atatürk’e, devrimin pratiğine taslaktan daha az verilmeye, dahası Cumhuriyet devrimiyle hesaplaşmaya çalışıldığını gözlemliyoruz.

Kazanım, öğrenme süreci içerisinde, planlanmış ve düzenlenmiş yaşantılar yoluyla öğrencinin kazanması beklenen bilgi, beceri, tutum ve değerlerdir.

ORTAÖĞRETİM T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ MÜFREDATI

Atatürk gözlerden uzaklaştırılıyor ve önemsizleştiriliyor

Ocak’taki taslağın ilk ünitesinin başlığı “20. Yüzyılın Başlarında Osmanlı Devleti ve Mustafa Kemal” idi. Yeni müfredatın 1. ünitesinin başlığından “Mustafa Kemal” çıkarılarak “20. Yüzyılın Başlarında Osmanlı Devleti ve Dünya” oldu. Bu ünitedeki “Mustafa Kemal’in 5. ve 3. ordularda aldığı vazifelere değinilir” şeklindeki kazanım açıklaması çıkarıldı. Fakat “Irak Cephesi’ndeki Kut’ül-Amâre Zaferi’ne ve Medine Müdafaası’na değinilir” kazanımı ise yeni müfredatta yer aldı. Anlaşılıyor ki son zamanlardaki Kut’ül-Amâre Zaferi’nin görkemli kutlanmasını dikkate aldığımızda Cumhuriyet tarihine dinsel yönü ağır basan alternatif tarih anlayışı yerleştirilmek isteniyor.

Taslaktaki “Millî Mücadele’nin Hazırlık Dönemi” ve “İstiklal Harbi’nde Cepheler” ünitelerindeki konular birleştirilerek müfredatta “Millî Mücadele” ünitesi olarak yer aldı. Taslaktaki “Mustafa Kemal’in kişilik özellikleri ve özlü sözlerine yer verilir” kazanımı çıkarıldı. “Mustafa Kemal’in İstanbul’daki faaliyetleri ve Samsun’a çıkışının gerekçeleri vurgulanır” kazanımından “Mustafa Kemal’in İstanbul’daki faaliyetleri” kısmı çıkarıldı ve “Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkarak Millî Mücadele’yi başlatmasına değinilir” şeklinde düzenlendi.

 Taslaktaki “Atatürkçülük ve Atatürk İlkeleri” ünitesi kaldırılarak ilkelere müfredatta sadece başlık düzeyinde yer verilerek sınırlandırılmıştır. “Atatürkçülük ve Türk İnkılabı” ünitesinin 1. kazanımında “Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve İnkılapçılık ilkeleri açıklanır” ve 8. kazanımında “Atatürk ilke ve inkılaplarını oluşturan temel esasları Atatürkçü düşünce sistemi açısından analiz eder. Millî tarih bilinci, vatan ve millet sevgisi, millî dil, bağımsızlık ve özgürlük, egemenliğin millete ait olması, millî kültürün geliştirilmesi, Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarma, millî birlik ve beraberlik, ülke bütünlüğü çerçevesinde ele alınır” demek suretiyle sınırlandırılmıştır.[1]

“Atatürkçülük ve Türk İnkılabı” ünitesinde “Atatürkçü düşünce sistemi” ifadesi geçmekle beraber tanımı, özellikleri verilmemiştir. Aynı durum “Atatürkçülük” için de geçerlidir. Anlaşılıyor ki hükümet sadece Atatürk’ü anlatmak istiyor ama Atatürkçülük’ün tanımını yapmayarak anlattığı şeylerin Atatürkçülük ile ilgili olduğunu öğrencilere doğrudan vermek ve kendisini bu tanımla bağlamak istemiyor.

 “Toplumsal alanda yapılan inkılapları ve meydana gelen gelişmeleri kavrar” kazanımında, taslakta yer alan “Mustafa Kemal’e ‘Atatürk’ soyadı verilmesi üzerinde durulur” ve “Atatürk Orman Çiftliği örneğinden yola çıkarak Atatürk’ün modern tarımın gelişimine ve çevre bilincine verdiği önem vurgulanır” kazanım açıklamaları yeni müfredatta yer almamıştır.[2]

“Atatürk’ün hasta olduğu dönemde devletin iç ve dış konuları ile yakından ilgilendiği belirtilir.  Yurt içi ve yurt dışı basında Atatürk’ün ölümüyle ilgili gazete haberlerine yer verilir” ifadesi taslaktan çıkarıldı.

Alternatif tarih çabası

Taslaktaki “Şeyh Sait İsyanı, Mustafa Kemal’e suikast girişimi ve Kubilay Olayı’nın siyasi sebep ve sonuçları ve meydana getirdiği değişim farklı kaynak ve yaklaşımlardan alıntılar kullanılarak vurgulanır” ifadesi “Şeyh Sait İsyanı, Takrir-i Sükûn Kanunu, İstiklal Mahkemeleri ve Kubilay Olayı farklı bakış açısı ve kaynaklardan yola çıkarak ele alınır. Mustafa Kemal’e suikast girişimine değinilir” şeklinde düzenlenmiştir.[3] Taslakta ayrıca “İstiklal Mahkemeleri’nin kuruluş gerekçeleri, işleyişi ve bu mahkemelere getirilen eleştirilere farklı kaynak ve görüşlerden alıntılar yapılarak yer verilir” ifadesi vardı.

Görüldüğü gibi Takrir-i Sükûn Kanunu, İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’e suikast girişimi ve Kubilay Olayı müfredata girmiştir. Bu konuların müfredatta özellikle işlenmesi, Atatürk dönemine ilişkin bu noktalarda eleştirilerin yoğunlaşmasıyla ilgili olmalıdır. “Farklı bakış açısı” adı altında Atatürk dönemine suçlama getirilecektir. Amaçlanan yanlış uygulamaları eleştirmek değil Cumhuriyet devriminin başarısızlığını ortaya koymaktır. Cumhuriyet devrimine ve Atatürk ilkelerine yönelik karşıt fikirlerin de gündeme getirilebileceği ifade edilmiş oluyor. Son dönemdeki tartışmalara bakıldığında bu anlaşılabilir.

“Mustafa Kemal’in cumhurbaşkanı seçilmesi vurgulanır” ifadesi taslaktan çıkarılmıştır. Taslakta yer alan “1. TBMM’nin genel özelliklerine değinilir” ifadesi “1. Meclisin ve 2. Meclisin teşekkülündeki yöntem ve süreçlere kısaca değinilir” şeklinde genişletilmiştir. [4] 1. ve 2. Mecliste padişahlık ve halifelik yanlıları vardır. Özellikle 1. Meclis Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasını baş mesele yaptığı için padişahlık ve Cumhuriyet tartışması pek yaşanmamıştır. Bilindiği üzere Atatürk, egemenliğin Türk milleti tarafından zorla ele alındığını ve buna karşı olanların kafalarının kesileceğini belirtmiştir. Atatürk’ün bu sözleriyle meclisin korkutularak egemenliğinin ipotek altına alındığına dair Cumhuriyet karşıtı, dinci alternatif tarih arayışına uygun tezin dile getirileceği açıktır.

Mondros Ateşkes ve Sevr Antlaşması’na karşı İstanbul Hükümeti’nin, Mustafa Kemal’in ve Türk milletinin tutumu üzerinde durulur” ifadesiyle de sorumluluk sadece İstanbul Hükümetlerine yüklenmekte padişahın emperyalizm işbirlikçiliği, olumsuz rolü gizleniyor. [5]

Taslakta Kurtuluş Savaşı’nın gerçekleşmesinde önemli rol oynayan asker ve sivil kahramanlardan “Kazım Karabekir, Fevzi Çakmak, İsmet İnönü, Rauf Orbay, Fahrettin Altay, Cevat Çobanlı, Cafer Tayyar Eğilmez, Ali Fuat Cebesoy, Şahin Bey, Sütçü İmam” isimleri sayılmak suretiyle anekdotlara yer verileceği belirtilmişti. Müfredatta ise Rauf Orbay, Fahrettin Altay, Cevat Çobanlı, Cafer Tayyar Eğilmez, Ali Fuat Cebesoy’un adları kaldırılmış, sadece “vb” ifadesiyle başka kahramanların da anlatılacağı kastedilmiştir. Bu isimlerin neden kaldırıldığı ise belirtilmemiştir. Bazı isimlerin seçilmesi, üstelik genel değil de bölgelerinde lider olan Şahin Bey, Sütçü İmam’ın özelikle belirtilmesi alternatif tarih anlayışıyla ilgili olmalıdır.[6]

FETÖ, PKK müfredata giriyor

Müfredat günümüzü de içerecek şekilde ele alınmıştır. 15 Temmuz darbe kalkışması PKK, FETÖ şöyle yer bulmuştur:

“Terörün ve terör örgütlerinin (PKK, DAEŞ, FETÖ/PDY) ortaya çıkış nedenleri ile terörü önlemeye yönelik tedbirlere 15 Temmuz 2016 darbe kalkışması örneği üzerinden değinilir.”[7]

Dahası 11 Eylül Saldırıları, Arap Baharı’nın Ortadoğu ve dünyaya etkileri, Irak ve Suriye’deki siyasi gelişmeler ile bu gelişmelerin Türkiye’ye etkileri, Türkiye’nin mülteci sorununa yaklaşımı da işlemiştir.

FETÖ, PKK ve IŞİD’in (DAEŞ) müfredata girmesi emperyalist güdümlü darbe ve bölücülüğün ülkemizi bölmeye yönelik girişimini ortaya koymak ve milletimizi uyarmak bakımından önemlidir. Yalnız Arap Baharı, Suriye’de gelişmeler mezhepçi, yayılmacı temelde anlatılmayarak bölge ülkeleri arasındaki işbirliğine hizmet etmelidir.

                

ORTAOKUL T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK MÜFREDATI

8. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinin taslağının 8. ve 14. maddelerinde yer verilen “Atatürkçü Düşünce Sistemi” ifadesi çıkarılmıştır. 8. maddede “Atatürk’ün dünya görüşünü ve düşüncelerini benimseyerek Atatürkçü düşünce sisteminin bir savunucusu olur”, 14. maddede ise “günümüzün ve geleceğin sorunlarına Atatürkçü bir yaklaşımla çözümler getirebilecek tutum, davranış ve beceriler kazanır” cümleleri yazılıydı.[8]

 “Atatürkçülük ve Çağdaşlaşan Türkiye” ünitesinden sonra “Demokratikleşme Çabaları” ünitesi yer alıyor. Türkiye çağdaşlaşırken demokratlaşmıyor sanırım. MEB çağdaşlaşma ile demokratlaşmayı birbirinden kopuk görüyor anlaşılan. Çağdaşlaşan Türkiye’nin temeli olarak Atatürk ilkelerini gören MEB neden demokratlaşmayı farklı anlıyor?

“Atatürk’ün öğrenim hayatından hareketle onun kişilik özelliklerinin oluşumu hakkında çıkarımlarda bulunur. Atatürk’ün özgüven ve özsaygısını kazanmasında etkili olan öğretmenlerinden örnekler verilir”[9] ifadesi çıkarılarak yeni müfredatta şu şekilde yer aldı:

“Çanakkale Cephesi’ndeki deniz ve kara zaferleri ile Irak Cephesi’ndeki Kut’ül-Amâre Zaferi’ne ve Kafkas Cephesi’ndeki Sarıkamış Harekâtı’na değinilir.”[10]

Taslaktaki “Mustafa Kemal’in cephelerdeki görev ve başarıları çeşitli alıntılar üzerinden ele alınır” ifadesi “Mustafa Kemal Paşa ve diğer önemli şahsiyetlerin cephelerdeki görev ve başarıları çeşitli alıntılar üzerinden ele alınır” şeklinde düzenlenmiştir. Elbette zaferde önemli payı olan başka şahsiyetlere yer verilmesi iyi olmuştur ama kimi tarihçilerin Çanakkale’de Atatürk’ün rolünü önemsiz gören yaklaşımına benzer bir bakış açısının var olabileceğine dair kaygıları da beslemektedir.

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanması ve uygulanması karşısında “Osmanlı Devleti’nin teslimiyetçi tutumu”nun vurgulanacağı ve “İstanbul yönetimince imzalanan Sevr Antlaşması’na karşı Mustafa Kemal’in ve Türk milletinin tutumunu değerlendirir” ifadeleri taslaktan çıkarılmıştır.[11]

Bunun yerine Osmanlı yöneticilerinin, padişahın tutumunu özden uzaklaştırmak üzere şöyle daha yumuşak bir ifade kullanılmıştır:

“Antlaşması’nın imzalanması ve uygulanması karşısında Osmanlı yönetiminin, Mustafa Kemal’in ve halkın tutumunu analiz eder. Mustafa Kemal’in ve halkın tepkisi millî birlik ve beraberlik ile vatanseverlik açısından ele alınır.”[12]

Dahası müfredata “Mustafa Kemal’in ve Türk milletinin Sevr Antlaşması’na karşı tepkilerini değerlendirir” cümlesi eklenmiştir. Belki de bu Türk milletinin tepkisi içinde Vahdettin’in tepkisi de yer alacaktır.

Taslaktan “Atatürkçülüğün amaç ve nitelikleri konusunda çıkarımlarda bulunur” kazanımı ve bu kazanımla ilgili şu cümle çıkarılmıştır:

“Türk milletinin bugün ve gelecekte tam bağımsız olarak şerefli, haysiyetli, huzur ve refah içinde aşaması, devlet yönetiminde millet egemenliği, aklın ve bilimin rehberliğinde millî kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarmak esas ve amaçları doğrultusunda gerçekçi fikirlere dayanması, inkılapçılık ilkesi doğrultusunda sürekli daha ileriye ve iyiye yönelmeyi amaçladığı vurgulanır.”[13]

“Atatürk ilke ve inkılaplarına sahip çıkma ve sürekliliğini sağlama konusunda sorumluluk alır”[14] ifadesi de çıkarılarak yeni müfredatta Atatürk ilke ve inkılaplarının değil Cumhuriyet’in sürekliliğini sağlamaya ve Cumhuriyet’e sahip çıkmaya dönüştürülerek Atatürk ilke ve inkılaplarının savunucusu olmadıklarını göstermeye çalışmışlardır:

“Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nden hareketle Cumhuriyet’in korunmasında ve sürekliliğinin sağlanmasında gençliğe verilen görev ve sorumluluklar vurgulanır.”

“Demokratikleşme Çabaları” ünitesinde “Atatürk Dönemi’ndeki demokratikleşme yolunda atılan adımlar” olarak Cumhuriyet Halk Fırkası, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası örnek verilmiştir.[15] Sanki bu partiler kurulana kadar demokrasi yokmuş gibi ele alınmış.

Oysaki bağımsızlığın sağlanması, padişah, ağa, şeyh egemenliğine karşı Cumhuriyet’in kurularak egemenliğin halka geçmesi en büyük demokrasidir. Kaldı ki demokrasi seçimler, siyasi partilerden ibaret değildir. Demokrasi şekle değil öze ilişkindir. Demokrasi, devletin bağımsızlığı, kadın-erkek eşitliği, hukuksal eşitlik, insanın yaşamın ağa, şeyh, tek adam bürokrasisinden özgürleşmesidir. Bunlar olmadıktan sonra partilerin olması demokrasi anlamına gelmez. Onun için partilerin varlığına, seçimlere endeksli demokrasi anlayışını doğru bulmuyoruz.

Dahası “demokratikleşme çabalarına ilişkin olarak Büyük Nutuk’ta yer alan kısımlardan kanıtlar” gösterileceği belirtilmiş. Bakalım kitabı gördüğümüzde nasıl kanıtlar sunacaklar.

Bu ünitedeki “çağdaş, demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı tepkiler ve uluslararası ilişkiler açısından Şeyh Sait İsyanı’nı analiz eder”[16] cümlesinde görüleceği gibi bu isyanı “çağdaş, demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı bir tepki olarak değerlendirirlerken şimdi müfredatta bu ifade yer almadı.

“Türk milletinin cumhuriyet yönetimindeki kararlılığı ve çok partili siyasî hayata etkisi açısından Kubilay Olayı’nı analiz eder” cümlesi de taslaktan çıkarıldı.[17] Ortaöğretim Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi müfredatında görüleceği üzere Kubilay Olayı’na Türk milletinin Cumhuriyet yönetimindeki kararlılığı açısından değil “farklı bakış açıları” söylemiyle Cumhuriyetle hesaplaşma noktasından yaklaşılmıştır.

“Atatürk’ün Ölümü ve Sonrası” ünitesinden “Atatürk’ün ölümü üzerine yayımlanan yazılı ve görsel kanıtlardan hareketle fikir ve görüşlerinin evrensel değerine ilişkin çıkarımlar”, “Türk milletinin ulu önderine ebedî bağlılığına ve minnet duygusuna ilişkin çabalarına kanıtlar”, “Atatürk’ün kişilik özelliklerinden çok yönlülüğü, akılcılığı, bilimselliği, çağdaşlığı” kısımları taslaktan çıkarıldı.[18]

 

                   Tarihçi-yazar

                 Mustafa SOLAK

 

 

 

 

 

 

[1] MEB Ortaöğretim Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretim Programı, s.31-32.

[2] MEB Ortaöğretim Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretim Taslak Programı, s.23.

[3] MEB Ortaöğretim Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretim Programı, s.32.

[4] Aynı yer.

[5] Age, s.28-29.

[6] Age, s.31.

[7] Age, s.35.

[8] Ortaokul T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretim Programı, s.3-4.

[9] Ortaokul T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Taslak Öğretim Programı, s.10

[10] Ortaokul T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretim Programı, s.10.

[11] Ortaokul T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Taslak Öğretim Programı, s.10-11.

[12] Ortaokul T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretim Programı, s.13.

[13] Ortaokul T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Taslak Öğretim Programı, s.13.

[14] Aynı yer.

[15] Ortaokul T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretim Programı, s.16.

[16] Ortaokul T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Taslak Öğretim Programı, s.14.

[17] Ortaokul T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Taslak Öğretim Programı, s.14.

[18] Age, s.15.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Genel Sağlık İş:Doğum Bildirimlerinde Aile Hekimine Kolluk Görevi Verilemez
Genel Sağlık İş:Doğum Bildirimlerinde Aile Hekimine Kolluk Görevi Verilemez
Mahkemeden binlerce öğretmeni ilgilendiren 'eş durumu' kararı
Mahkemeden binlerce öğretmeni ilgilendiren 'eş durumu' kararı
yalova escort balıkesir escort afyon escort tekirdağ escort
çorlu escort
çeşme escort
kemer escort
çorlu escort