Bazıları Daha Eşittir

“Her yerde ve her zaman kendisine söylenen avutucu sözlerle sindirildi insanlar.

Bazıları Daha Eşittir

 

          “Her yerde ve her zaman kendisine söylenen avutucu sözlerle sindirildi insanlar.

            Tarihin hiçbir döneminde ve hiçbir yerde hiç bir şey salt sözlerle elde edilmedi.

            Büyük önlemlerin alınma zamanı gelmiştir.

            Kötülük almış başını gidiyor ve bütün yeryüzünü kaplıyor.  

            Gelin her şeyi düzene sokalım ve her şey olması gerektiği gibi olsun. Gelin adalet ve mutluluk

            isteyenler eşitlik talebinde örgütlensin. Şimdi Eşitlerin Cumhuriyeti’ni kurma zamanıdır ve

            büyük ev tüm insanlara açıktır.” (Gracchus Babeuf ‘’Eşitlerin Manifestosu’’1796)

      Kanun önünde herkes eşittir, bazıları daha eşittir diyeceğimiz bir noktada savrulurken ya önlem almalıyız, ya da önlem almalıyız. Hak ve özgürlüklerimizin teminatı kişiler değil kanunlardır. Hukuktur. Hukuk, teknik olarak içinde hak barındırır. “O yapmaz, bu yapmaz” diyerek kişi vicdanına terk edilemeyecek kadar değerlidir haklarımız. Tüm ezilmişlerin, yoksulların, muhtaçların, miskinlerin, yetimin hakkı ülkeyi idare edenlerin boynundadır. Herkes hesabı iyi yapmalıdır. Sırıl sıklam kandırılmış olmak var ucunda…

              Devletin anayasal görevi, daha çok istihdam yaratmak, kadrolu güvenceli iş imkanı sağlamak olduğu  halde siyasi otorite kamu çalışanlarının en temel haklarını kaldırmayı amaç edinmiştir.

             Kadro hükümetiyle ciddi tahribatlar yaratılarak, acımasız mağduriyetler yaşatıldı…

               Daha fazla baskı ve sömürünün adı, sözleşmeli, ücretli, 4 A’lı 4 B’li, C’li. mevsimlik işçi oldu…

               Çalışanları, sabit ve dar gelirlileri, kendilerini savunabilecekleri zeminden,  anayasal hakları olan örgütlü mücadeleden yoksun bırakarak…

              Siyasi iktidar ısrarla kamu emekçilerinin elinde kalan son hakka gözünü dikmiş durumda. Anayasa değişikliğiyle devlet memurları kanununda köklü değişiklikler yapılacakmış.     

              Hayırlısı olsun.

            ‘’ Devlet memurluğu kimsenin tapulu malı değil zihniyeti’’, kusura bakmayın da  ‘’bu ülke de kimsenin tapulu malı değil’’ demek de işten değil!

              Devlet memuru yerine iktidarın memuru,

              Kadrolu değil sözleşmeli,

              Liyakat yerine mülakat,

              Sicil yerine performans,

              Emeklilik yerine BES,( yine emekçinin sırtından sermayeye hizmet)

              Çalışanla çalışmayan ayırt edilecek, çalışana çok ücret ödenecek söylemleri adı altında büyük bir kıyıma emekçi maruz kalacak.

                Rekabete, yandaşlığa dayalı itaat sistemiyle,  devlet memurlarının hükümetin değil devletin memuru olmasını sağlayan  657 ortadan kaldırılmak isteniyor.

               Vay efendim,

               Devlet memurluğu terör örgütünün beslenmesine olanak tanıyormuş,

               Aman efendim,

 

               Millete bedel ödeten sistemmiş, duymadığımız kalmadı artık!

      

             Artık, kamu emekçileri birlikte bir karşı koyuşu ortaya koymalıdır.

 

            İhtiyacımız olan tek şey, emeğimizin gücüne inanmak!

 

 

           Ebru Sungar

 

 

 

 

EBRU SUNGAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
10 ÖĞRETMENDEN 9’UNUN GELECEKTEN ÜMİDİ YOK!
10 ÖĞRETMENDEN 9’UNUN GELECEKTEN ÜMİDİ YOK!
Lale Karabıyık: Öğretmenlerin sorunu çözülmeden, eğitimin sorunları çözülemez!
Lale Karabıyık: Öğretmenlerin sorunu çözülmeden, eğitimin sorunları çözülemez!
yalova escort balıkesir escort afyon escort tekirdağ escort
çorlu escort
çeşme escort
kemer escort
çorlu escort