İKBALDEN İSTİKBALE

Yılın son yazısı.

İKBALDEN İSTİKBALE

Yılın son yazısı.

Onca acının hangisine süreyim mürekkebi bilemedim.

Hangi patlamaya,

Hangi masuma vereyim satırları?

Hangi öfkeyi atayım içimden?

Hemen her gün çektiğimiz şehit acısının açtığı kapanmaz yaralara ağladık,

Ensarın çoluk çocuğa tecavüzüne yandık bu yıl.

Bu yıl;

Dört köşesi cennet dediğimiz vatanımızın,

Dört köşesinin ateş olduğuna ağladık.

Bizi yönetenleri kandıran cemaat görünümlü teröristlere atar gider yaparken biz,

Ankara godamanlarından yediğimiz ayarlara yandık.

Yıl oldu,

Yıllar oldu.

Bulunduğumuz her zeminde, her koşulda memleketin kurtuluşunu Atatürk çizgisinde bulduk.

Anlattık.

Anlamadılar.

Umursamadılar.

 Yanlışa biat edip teğet geçtiler,

Nerdeyse her doğruyu.

Bunca şehidin arasında içimiz ateş,

Bunca yobazın arasında ışığımız devrim,

Hiç vazgeçmedik, geçmeyeceğiz de.

Ulus bizi anlayana kadar,

Her bireye ulaşana kadar;

Onurlu, özgür geleceğimizi kurana kadar,

Vazgeçmeyeceğiz aydınlık yarın sevdamızdan.

Karşı devrim hayalleri zirve yapmış gürültücülerin de gayet farkındayız ulus olarak. Dicle’nin kenarında bir kuzuyu kurt kaptığında, Edirne kendisini sorumlu hissediyorsa, Muğla kendisini sorumlu hissediyorsa;  bu hayalperest güruhun artık kendisine gelmesi gerekiyor. Yıllardır içimizi kanatan bunca acının arasında, tüm bu acılara nerdeyse duyarsız kalmış (gerçekten bunu başarabilmiş) eser miktardaki bu çevrelerin, memlekette mesele kalmamış gibi “yılbaşı kutlamak haramdır” fetvalarını dinlemekten de gına geldi artık.

Kim  zorluyor arkadaşım sizi “yılbaşı kutlayın” diye?  

Kim??

Size çam ağacı dayadılar da bizim mi haberimiz yok?

Hıristiyanın jet skisine oturup gezerken haram değil de yılbaşı mı haram?

Çoluk çocuğa tecavüzlerde çıksın o sesiniz biraz.

Çocuk gelinlere çıksın,

Çocuk işçilere,

Yeşilin katledilişine çıksın!

“9 yaşındaki çocuğa gerdek odası süslemek haramdır.” deyin mesela.

Ama yoksunuz bu sahada, bunu da biliyoruz.

İnanıyoruz ki,

Bundan 86 yıl önce Derviş Mehmetleri nasıl yendiyse Kubilay ruhu, bugünün Kubilayları da her türlü gericiliği yenecek,  Türk ulusunu çıktığı uygarlık yolundan hiçbir güç geri çeviremeyecektir.  Atatürkçü genç dimağlar gerici ve satılmışlar gibi ikbal değil; ulusun istiklal ve istikbali peşindedir. O genç dimağlar içinde bulunduğu ahval ve şerait ne kadar namüsait mahiyette olursa olsun ömrünü Türk ulusuna adamaktan bir adım geri durmayacaktır.

Bu umut ve inançla,

2017 yılının ümitlerimizin daha güçlü, adımlarımızın daha sağlam olduğu, kardeşilk, eşitlik, barış kavramlarının içinin tam olarak doldurulduğu  bir yıl olmasını diliyorum.

Aydınlık yarınlar, mutlu yıllarımız olsun...

Ebru SUNGAR

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KPSS ve öğretmenlik başvurusunda diploma sorunu
KPSS ve öğretmenlik başvurusunda diploma sorunu
BAKAN ÇELİK’TEN GDO’LU EKMEK AÇIKLAMASI
BAKAN ÇELİK’TEN GDO’LU EKMEK AÇIKLAMASI