EĞİTİM İŞ’TEN HUKUK KAZANIMI

Eğitim İş Şube başkanı Metin Kahveci yazılı bir basın açıklaması yaparak hukuk savaşını kazandıklarını söyledi. Kahveci şunları söyledi:

EĞİTİM İŞ’TEN HUKUK KAZANIMI

Hepimizin bildiği gibi AKP yönetim anlayışında okullardaki siyasi kadrolaşmayı doruk noktasına çıkarmak için yapılan müdürler puanlama sistemindeki uygulamayı soy kırım yakıştırmasıyla addetmiştik. Bu uygulamaya karşı başlatılan hukuk mücadelesinin akabinde kazanılan davaları görüşmek üzere Sayın Zonguldak Valisi Ali Kaban ile tam 3 kez görüştük. Mağdur olan üyemiz Remzi Karakaya için basın açıklaması yaparak hukuk kazanımının yerine getirilmesini istedik. Bu açıklamaya kulak tıkayan idaremize karşı 3. kez mahkeme kararının yerine getirilmesi için Eğitim İş tarafından Sayın Valimizden 12 Ekim 2016 tarihinde randevu  talep edilmiştir. Sayın Valimizin verdiği randevu saatinde   ben, üyemiz Remzi Karakaya  , Şahin Ören ve üyesi Mustafa Öztürk olmak üzere  makamında bizleri kabul etmiş ve sorunumuzu bizzat atlatmıştık. Hatta 15 Temmuz olayından da alıntılar yaparak FETÖ darbe girişiminin  başarılı olması durumunda hepimiz nerelerde olurduk diye de  söyleşi de bulunarak hukuk kurallarının uygulanmasını,  kamu çalışanları arasında ikilik yaratılmasının çok yanlış olacağı anlayışıyla mutabık kalınmıştır. Sayın Valimiz bir orta yol izleyerek Milli Eğitim Müdürümüzü bizim yanımızda makamına çağırmıştır. Bu ortamda yeni bir uzlaşma yada hukuk kurallarının uygulanması konuşulmuştur. Müdürümüzün Remzi Karakaya ile davalı olduğunu Sayın Valimize söylemiştir. Üyemiz Remzi Karakaya’da  Valimizin huzurunda eğer ben kendi görev yerine dönersem açtığım şahsi davamı kesinlikle geri çekeceğim demiştir. Sayın Valimizde gösterdiği  hoş görüyle   beraber 15 Temmuzdan bahsederek kişisel duyguları bir yana bırakılmasını, mağdur olanların mağduriyetlerinin giderilmesi için  bir yol izlemesini sayın müdürümüze ilettikten sonra bizi dışarıya almıştır. Bizde Sayın Valimize bize gösterdiği nezaketten dolayı teşekkür ettik ve ayrıldık. Sayın Valimiz ve Milli Eğitim Müdürümüzle yaklaşık 15 dakika özel görüşme   akabinde  Milli Eğitim Müdürümüzün makamına hep birlikte çıktık. Bir çözüm yolu bulacağız temennisiyle müdürümüzün makamından ayrıldık. Ama ne yazık ki hatırlatmamıza rağmen Remzi Karakaya’nın mağduriyeti maalesef yerine getirilmemiştir. Bu anlamda da Remzi Karakaya da  kendi  kişisel çabası ve Eğitim İş’in desteği ile  hukuki mücadele yolunu diğer mağdur müdürlerin izlediği yolun dışında tutarak görevini kötüye kullananlar hakkında dava açmaya hazırlanmıştır. İlk önce Valilik  Milli Eğitim Müdürünün yargılanmasına izin vermemiştir .Valiliğin yargılama izni vermemesi üzerine  Remzi Karakaya Zonguldak Bölge İdare Mahkemesine baş vurarak   yargılama izni alınmıştır. Ancak Cumhuriyet Başsavcılığının takipsiz kararı üzerine Zonguldak Sulh Ceza Mahkemesine itirazı üzerine yargılama izni verilmiştir. Tam hukuk bitti derken adalet dağıtan hakimlerimizin  de var olduğu ortaya çıkmıştır. 14/12/2016 tarihindeki mahkemeye bizzat bende katıldım. Mahkeme başlamadan önce  müdürlemizle mahkeme koridorunda karşılaştık ve keşke bu iş buralara gelmeseydi ve hatta bir çözüm yolu bulabiliriz dedim. Çünkü Remzi Karakaya mahkeme kararının yerine getirilmesini talep etmektedir. Sayın müdürlerim mahkeme kararının Remzi Karakaya’nın yerine verilecek diye bir anlam çıkarılamaz dedikten  sonra duruşmaya bende dinleyici olarak katıldım. Sonuçta  mahkemece Milli Eğitim Müdürümüze ve Şube Müdürümüze 5 ay hapis cezası,1800 tl avukatlık ücretinin sanıklardan alınarak katılan avukata verilmesi karar verilmiştir. Bu karar sonrasında  gerekçeli kararın alınması ve Sayın Valimizle bu konuyu tekrar ele alıp mağduriyetin giderilmesi için    geçen Çarşamba günü  21.12.2016 tarihinde randevu talebinde  bulunmuştuk.  Sayın Valimizle görüştükten sonra bu konu ile ilgili basın açıklaması yapacaktık. Çünkü izleyeceğimiz yolda bir hata yapmak istemiyoruz ve uzlaşmaktan yanayız. Bizim kimseden korktuğumuz ya da çekindiğimiz  de yoktur. Şov ya da kahramanlık gösterilerine karşıyız. Bu konu ile ilgili Remzi Karakaya 2 dava daha açacaktır. (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı-Tazminat Davası)Sonuçlarını  basınla paylaşacağız. Bunları yaparken bir yol kazası yapmak istemiyoruz. Zamanı gelmeyen haberleri alelacele yapmak bazen ters tepki de verebilir.

 

 

      Bu  ceza haberinin duyulmasına  sebebiyet veren avukatında sorumsuzca davrandığını görmekteyiz.  Oysa  avukat gerekçeli kararı   sadece hak sahibine vermekle yükümlüyken, davayla hiç alakası olmayan  Eğitim Sen Sube başkanı ve sekreterine göndermesi hukuki açıdan  ve mesleki açıdan etik olmadığı gibi, Eğitim Sen’in bu olayı kendi başarısıymış gibi basın da haber   yapması ne kadar onurlu bir davranıştır. Oysa davayı takip eden avukatın gerekçeli kararı önce hak sahibine , daha sonrada Eğitim İş olarak bize göndermesi gerekmez miydi? Biz Eğitim Sen’li üyelerin  hukuki  kazanımlarını  Eğitim İş’in başarısı diye bu güne kadar haber yapmadık. Biz Eğitim İş olarak haksız yere , sadece  farklı sendikalardan oldukları için görevden alınan diğer okul müdürlerinin görevlerine iade edilmesini savunmaktayız.  Bu haberi kendi sendikalarının başarısıymış gibi yaptıranlarda hiç utanma yok mu?   Bu haber sonrasında sayın Valimiz bize randevu  verir mi vermez mi bilinmez ama yapılan davranış etik kurallara aykırıdır. Remzi Karakaya’dan haber alınmadan haberi yapan Eğitim Sen başkanı emek gaspında suçüstü yakalanmıştır. Bu haber yapma anlayışı ahlaki bir cinayettir. Selden kütük kapmadır. Çünkü başka bir sendikaya ait bir üyenin kazanılan davasından Eğitim Sen’e  ne oluyor? Remzi Karakaya  Eğitim Sen Üyesi midir? Hayır. Öyleyse  Remzi Karakaya yı savunmak Orhan Yılmaz’a  mı ? düştü.  Valilikte yapılan görüşmede  Türk Eğitim Sen başkanı ve mağdur üyesi olduğu halde Türk Eğitim  Sen ilkeli davranarak bu olayı haber yapmamıştır.

 

 

             Eğitim İşin sendikal kültüründe ve ilkelerinde  başka bir sendikanın  hukuki kazanımlarını kendi başarısı gibi göstermek yoktur. Emek adına zafer kazanan herkesi kutluyoruz.    Nasıl ki nöbet ücretlerindeki kazanım (140 Tl)  Eğitim İş’e , kıdem tazminatının ödenmesinde 30 yılın üzerindeki yılları emekliliğe saydıran ESM’ ye,  sınav ücretlerinin 45 tl den 85 tl ye  çıkartan kazanın Eğitim Bir Sen’e ait se biz bu kazanımları taktir ederek, kimlerin ne kazandırdıklarını da açıklayarak haklarını teslim eden bir sendikayız. Başka bir sendikanın başarısından nemalanmak bizim kültürümüzde yoktur.  Mağdur olanların yanındayız. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Halkınsesi.com

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Neden artık kimse tablet almıyor?
Neden artık kimse tablet almıyor?
Kadın istihdamını arttırmaya yönelik çalışmalar sürüyor
Kadın istihdamını arttırmaya yönelik çalışmalar sürüyor